0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1282
Okunma
El büyüklüğünde yuvarlak Konserve Kutu içinde
"ince Mum ışıklı" Fener’le
başlar Fatih’te
Ramazanın 27.nci Gecesi
"Fakir Çocukların Kandil Konseri";
"- Yağlı Kapı, Mumlu Kapı,
arkası Ulu Kandil Kapısı.
Merdivenden iniyor, Pabucunu giyiyor,
Beş-Para olsun, On-Para olsun, Hanım Teyze sağolsun.
Sağolsun-da-varolsun.
Özenirim;
"- Keşke Fakir olaydımda,
yağlayaydım Hacı Kapılarını!
derim.
Tokmaklar Davulcu, Savur’u,
Köpekler hav’lar, U’lur.
"- Hoşt!" Ritminin içine
"Küt" diye bir Tekme konur;
"- Au, Vauuu!
Davulcu Mani’ye devam eder;
GÜM GÜM DE, GÜM GÜM
"- Hoşgeldim Mah’lenize."
DUM-daka, DUM-daka
"- Elimde Davul Yüküm."
tıkır da, tıkır-tıkır.
"- A, benim Bacılarım,"
tık.
"- Ağa Beyim,"
GÜM!
"- Selamun Aleyküm!"
GÜM GÜM DE, GÜM GÜM!
Gelir Arife, birde Bayram Namazı.
Ben, Küçük Kardeşim ve Babam kalkarız
Sabahın Kör’ünde Abdest almaya.
Kıştır, karanlıktır, soğuktur;
"- Buz gibi, brrrr!"
Kahvaltısız-Aç Gövdelerimizi taşırız Camii’ye,
herkesin-Koltuk-Altı’nda bir Seccade,
Kafasında ise aynı Bahane;
"- İçeride Yer yoktu,
Camii Avlusu çok soğuktu..."
En yakın Kahvede alırız Soluğu,
Bayram Namazı bitene kadar.
Anam okur Yüzümüzden
Babamın Tembihini.
Babam ise bilir,
Küçük Kardeşimin
"Yalan söylemeyi hiç beceremiyeceğini"
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.