5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1498
Okunma
Ne vakit hatıraların izini sürsem çocukluğa dair
Nice dağlar, ovalar, nehirler, ovalar düşer gözlerime
Avuçlarımdan ateş böcekleri zıplar
Bir yanar bir söner
Kaç vakti soğuklar dondurdu
Kaç vakti sıcaklar eritti bilmez insan.
Ne vakit hatıraların izini sürsem çocukluğa dair
Armut, elma, erik kurutulmuş yazlar gelir gözlerime
Ocakta büyük kazanla kaynar
Kandil bazen yanar bazen söner
Ne kadar zamanı karanlık sildi
Ne kadar zamanı aydınlık bitirdi bilmez insan
Ne vakit hatıraların izini sürsem çocukluğa dair
Ya ahşap tavanlı evden toz düşer üstüme
Ya kondu da ev sahibi rahatsız olacak diye uyarı
Yer sofralarının birlikte doyuran bereketi
Kimi kaşık boş gelir
Kimi tabak dolu gider
Ne kadar dönemi geri getirdi bilmez insan
Ne vakit hatıraların izini sürsem çocukluğa dair
Onca tanıdık çehre, akrabalar dizilir gözlerime
Bir bayram öncesi toplanmışlar
Bir düğün, herkes yanaklarımdan okşar
Bir cenaze evi neden bu sessizlik
Canım bir ıslık atmak diler
Kimi azarlar, kimi gülümser
Ne kadar acı var, ne kadarı neşedir bilmez insan
SİNAN YILMAZ
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.