14
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2575
Okunma
Güneşin özlemiyle sararmış, bir yüzün yasını mı tutmalıyım ?
Ey sevgili, yoksa
Gökyüzünün Maviliğini unutmuş, bütün renklerden mahrum kalmış
Gözlerime mi yanayım ?
Bilemedim sevgili , bilemedim.
Ara sıra gözlerimi , senden kalan son hatıralara, kaçamak bakışlar fırlatırken
Suç üstü yakalıyorum ,
O an dağlamak istiyorum, karartıp umudu.
Sonra kahredip öylece dağıtıyorum
Sehpa da duran eski mektuplarını.
Oysa benim her kahredişim de,
Suretinin yeniden duvarlarda belirdiğini , bütün güzelliğiyle
Aynaya her düştüğün de gözlerimin
Gözlerinin bütün benliğimi esir aldığını
Kırılan aynalar itiraf edemese de
Çok sonralar anlayacaktım .
Sensizliğin, ne kadar yalnızlık olduğunu.
Kahrettim inan her seferinde, senin usulca gidişine
Ama ben her kahredişimde , sen daha da çoğalıyordun içimde
Benim seni içimde, azaltma isteğime inat.
Biliyorum ki bir gün , yeniden gelirsen eğer,
Unutmaya hazırdır yüreğim, sessizce gidişini.
Hiç gitmemişsin gibi, yeniden başlayabiliriz seninle
Yoksa bir ömür yalnızlığa mahkum kalacak,
Yokluğunda bile, senden başkasını sevemeyen yüreğim.
Hadi dön artık, ne olur
Bilmelisin ki sen gelmediğin sürece ,
Yalnızlık hep vefalı bir dost olarak kalacaktır benimle.
Ancak sen geldiğin zaman , o gitmek zorunda kalacak
Bütün hükmünü sırtlayıp omuzuna.
Bir ayrılık sonrası , çekilen acının
Ne kadarı mürekkepe dökülür ki ?
Herşeyden uzak, dört duvar arasında kaldığımdan beri
Düşüncelerimin karamsarlığa ve kendini acındırma hissine
Bütünüyle bırakacağını bilemezdim.
Zihnimin Kendi kendini, duygusal olarak sömürmeye
Bu kadar elverişli kılan şey neydi acaba ?
Çocukluğumda ki ruhsal yıkıntıların, enkazını mı taşıyor hala yorgun bedenim ?
Ondanmıdır Her ayrılık sonrası, bir türlü toparlanamayışım.
Yaşar Çetinkaya
Malazgirt
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.