3
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1204
Okunma

Geçmişin
Özgürce uçuşan kelebekleriyle
Ruhumuzun derinlerinde dünya
Günbatımına yabancısın
Köpüklerin üzerinden bir buğu gibi
Takılır gökyüzü limitlerine
Çırpınışın
Saflığın tarlasında esen sözcüklerin
Lisanı yoktur
Büyük uçurumlara çengel atmış yeminleri
Şafak vaktine takılarak hala düş görüyor
Gölgem
Şubatın sessizliği
Doğru yâda yanlış saydığımız benliğe uyanış
Hala sislerin ellerinde gezerken yüzün
Unutmalısın
Bak mazi bir hırsız gibi geçti
Papatya falları çizmiyor zaman
Güneş girince kalpten içeri
Nemli geceyi çekiyor gözlerine
Yaşam
Büyüyorsun çiçek
İlk görüşte sağa sola devrilmiş mendirekler
Çatısız imkânların etrafında olsada
Bir yudum dilek hala su gibi
Kaynar gözpınarlarında ..
2010..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.