27
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
2091
Okunma

kız gülüşlerini tabuta koyalı ne kadar oldu
sarı düğmeli gülüşlerini hani
en çok da mavi entarili gülüşlerindi ölen zamansız
gül yüzlüm demiş miydi hiçbir zaman
mavi gözlerine bakarak birisi
dudakların ilkyaz saflığındaki pembe kirazlar kadar tazeyken
öpen kimdi seni
sütlaç aklığındaki kış sabahlarında
uzat kardan hayallerimdeki eski gülüşlerini
yankılanan seslerin ara sokaklarında
üfle kulağıma ninnilerimi
sonsuz bir uykunun özlemi var beşiğimden kalan
şimdi / eğiriyorum
senden bana emanet kaderini
yüzündeki alları topladım birer birer
bir tutam kumral sıcaklık aldım saçlarından
kokladım pembe beyaz yumuşaklığını ellerinin
unutmadım süt kokan bağrındaki iki küçük ben’i
yüzüme benden ötelere bakar gibi bakma / ne olur
en iyi ben tanırım senin yokluğunu oysa
seni sana anlatmamı yasaklama
vurgunlarımın tanığı olmadın diye kızamam sana
gün kadar kısa anların sonsuzluğuyla gül bana
ne kadar düş kurdumsa sensiz
ne kadar ağlattımsa seni
ne kadar derin deştimse yüreğini
senden habersiz ve kimsesizdim / bilsen ne kadar
ne olur bağışla beni
çünkü ben çoktan bağışladım seni
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.