2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2210
Okunma
Belki yağmurlu bir sonbahar günüydü
El ele tutuşarak yürüdüğümüz yollarda sararmış yapraklar
Bize hüzünle bakıyorlardı ve suskun
Adımlarımızın altında eziliyor
Ayrılığın hışırtılarını duyuyordum rüzgarla karışık
Oysa biz uçuyorduk mutluluktan dağ tepe
Ufkumuzun sınırı yoktu hiç
Esen rüzgar sigara yakmanı istememiş olacak
Söndürdü hep çakmağını
Biriktirip tükettiğimiz çocukluğumuz bir gölge gibiydi ardımızda
Bizi sürekli izleyen
Ve bizi yaşayacağımız her türlü karın ağrılarına sürükleyendi
Bilmiyorduk
Belki yağmurlu bir sonbahar günüydü
Hızlı trenlerin renk renk ormanlarda akan yolculuklarında
Issız bir sessizliğin tam ortasında
Yuvarlak masa etrafında ince ayarlı ülke tahlillerinden uzak
Geniş ,düz tarlalar çıplaklığını boyardı akşamların
Kaçışan tavşanların gizli yuvalarındaki yürek vuruşlarında
Kendimizi bulurduk
Hep birdik , beraberdik
Belki yağmurlu bir sonbahar günüydü
toprak damlı ama sımsıcak evlerin açık kapılarından
Sevinçler dökülüyordu kucak dolusu ve sevinçten gözyaşları
Kuru ekmek ve kuru soğan bulunurdu sofralarda belki
Üşürdü eller çatlak çatlaktılar ama
Sıcak bir çay bardağını tutar gibi
İçten tutarlardı sevdiklerinin ellerini
Küfür varsa dillerinde kızgınlıklarından öte
Hiç duyulmamışını duyardınız belki
Bir yağmurlu sonbahar günüydü
İlk kez ellerimiz birleştiğinde hatırlar mısın
deniz kenarındaki parkta
ıslanmıştık farkında olmadan
yüreğimiz sırılsıklamdı yaklaşan akşamla
masalar,sandalyeler ,çiçekler, çay bardağı sırılsıklam
hiçbir şey değişmedi değişen rakamlardı
yine her taraf yaş ama
sadece yaşlanan zamandı
o gün
bir yağmurlu sonbahar günüydü
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.