39
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
3644
Okunma

Artık güneş selam vermiyor çalı diplerine
Gecede kupkuru bir ayaz
Çiyler şimdi kırağı yağıyor gül bahçelerine
Kimsesizlerin kahrına düşmüş yaz
Başını sokacak bir dam,
Bir mukavva kutusu arar adam.
Sırtında yazdan kalma bir mintan
Gam alanında değil palto-kaban
Bulur bayatlamış bir somun ekmeği nasılsa
Bir paket sigara
Ve bir kadeh içki bulmak en zor savaşı…
Yaz boyunca hiç rastlaşmayınca
Öldü sanmışım zahir.!
Yenimahalle de
Yunus Emre parkında
Bir çamın altına kurmuş tezgahı şimdilik
Dün karşılaşınca kaymakamlığın önünde
Baktım;Saçlarına aklar düşmüş
Oldukça zayıflamış üstelik
Gözleri kapkara
Tebessümü buzdan soğuktu
Buyur etti mekanına,yürüdük…
On yıldır aşağı yukarı her sene
Yılda iki kez konuğu olurum bu mekansızın
Der ki:
“Ankara benimdir ağam”
Bir domates kasası üstüne kurduk tezgahı
Anlatsa istiyordum hayat öyküsünü
On yıldır tanıyordum da
Adı: Ali
Soyadı yok.!
Kimin nesi bilmiyordum
Gözleri kapkara
Tebessümü buzdan soğuk…
Teğmenmiş
Seksenler de altmış kişiyle birlikte
Devrimcilikten atılmış ordudan
Bakınca biraz kuşkulu yüzüne
Kırk kat muşambaya sarılmış
Kimliğini çıkardı koynundan
Pırıl pırıl parlıyordu gözleri
Bir kız resmi düştü yere, karıştırırken
Orasını burasını
Göz göze geldik bir an
“Koyverdim gitti,azat ettim hayatı
Başka sual istemem” dedi…
Ayrılık vakti gelince gülümsedi bir ara
“Dert etme be adam
Hayat bu.!
Hani derler ya
Kedi her zaman keşkek yemez
Ara sıra kafasına kepçe yer.
Say ki
Sen hayatın boyunca keşkek yedin
Ben hayatım boyunca sopa…”
“Koyverdim gitti,azat ettim hayatı
Şimdi özgürlüğün tadını çıkarıyorum”
Onun kadar cesur değilmişiz
Anladım ki
Korkularımıza yenilmiş
Azat edememişiz hayatı
Sopa yemiş kepçe yemiş
Bir kedi gibi yaşamışız yılları…
5.0
100% (21)