6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
3853
Okunma

Prof.Dr.Oğuz POLAT
2000’li yıllarda ilgi çekici konulardan birisi de, dünya teknolojik olarak inanılmaz gelişmeler gösterirken, korunmaya muhtaç ya da özel hizmet götürülmesi gereken çocukların sayısının, gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, dünya genelinde artış göstermesidir.
Bu çocuklara baktığımızda; evde dayak yiyen, sonra bu şiddete dayanamayarak sokağa kaçan, burada da suça itilerek yaşayan çocukların olduğunu görmekteyiz. Bu çocuklara sağlık dışı koşullarda çalışan çocukları da eklemek gerekir. Hepsinin ortak özelliği bulundukları yaşın gerektirdiği yaşamı yaşayamamaları ve en çok gereksinmeleri olan ev sıcaklığından, ebeveyn ilgisinden, oyun oynamaktan ve sağlıklı beslenmeden yoksun olmalarıdır.
( İzin almadan yazısının bir bölümünü buraya kopyaladığım Sayın Prof. Dr. Oğuz Polat umarım bana kızmaz. Ama artık insan olarak bir parça duyarlılık göstermemiz ve sokak çocuklarını yok saymamamız gerekiyor. Bu şiirin hikayesini anlatmak istemiyorum çünkü buna henüz hazı değilim. Bu benim içimde halen sızıdır.)
İşte bir kış daha geldi
Yine üşüyecek elim ayağım.
Yine sıcak bir yuvam olmayacak
Zaten hiç olmamıştı ki!
Yine yine olmayacak…
Sen! Bana hor gözlerle bakan
Hanım abla;
Bilir misin ayaz kış geceleri;
Soğukta titremenin,
Aç kalmanın ezikliğini?
Sen! Bana hırsız damgası vuran
Cebi kabarık bey amca;
Sen de çöplükten
Yemek topladın mı hiç?
Ya sen küçük kız?.......
Siz sıcak yuvanızda keyif çatarken
Aklınıza geldi mi hiç
Dışarıda da bir hayat var.
Onlar da bu dünyadanlar….
Bir köpek kadar bile değerim yok!
Hiç olmazsa onların bir koruyanı var..
Gözlerime ağır ağır perde inmekte
Hava mı karardı, ben mi görmüyorum?
Soğuğu hissetmiyor artık bedenim…
Bilmem?
Belki de ben yavaş yavaş ölüyorum!…
Serap Baycan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.