51
Yorum
0
Beğeni
4,9
Puan
2802
Okunma


içbükey aynalarda seyrettiğim saydam kentler kadar
yabancıyım dönemediğim kendime,
ruhumda taşıdığım tüm gizlerim dağılıyor dört bir yana,
sırlanmış maskeler yer değiştiriyor...
orta çağdan kalma metruk zamanları yaşıyorum
tarihsiz tarihlerin altına atıyorum imzamı
her bir intiharımın baş harfini kazıyorum ağaçlara
ve dilindeki her yemin dudaklarımda siyanür tadında
yalnızlığımdan sürüldüğüm flu gelecekten
dönüyorum hüzünsel geçmişin noksanlığına,
mahsur kaldığım meçhulün dipsiz kuyularında...
bir gölge oyunu seyreder gibi g/izledik
boşluğumuzdaki sisli yansımaları sessizce,
içimizdeki müphem depremlerin zeminini hazırlayan
lirik yalanlara sırt çeviremedik
sevgilim kutsal kitaplardan çıkarılan adlarımız gibi,
takvimlerden düşen adlarımız gibi,
ütopyalardan akan adlarımız gibi akıyordu zaman,
çalınan yankılarımızın mühürlü sürgününde...
oysa ne kadar eksilmişsek izbe göz bebeklerimizde,
o kadar tamamlanabilmeliydik
buğulu yalnızlıklarımızın randevusunda
sevgilim akıyordu gözlerimin kadrajından yüzün,
dolaşırken damarlarımda serkeş sözlerin...
ben işte o anlarda eksildim hep kendimden
yapıştırdım kandan seylaplar duvarlara
hüznüm döküldü bileklerimden...
gözlerimde gün/ahlarımla karışık kırkikindi yağmurları,
hangi kahin çözebilir yüreğimin fırtınasında kalan
kıyısız ülkelerimin sırrını?
sevgilim ırgalanmış zaferleri bir ihanet konçertosuyla
astın düşlerimin çarmıhına,
acımı muttasıl kanatırken yaralarımdı ağlayan,
aşka ördügüm tüm kelimelerim, buz ayazı iklimlerinde kaldı...
bir keşiş gibi geçip günahlarımdan yıktın ruhumun manastırlarını
hangi kahin çözebilir yüreğimin fırtınasında kalan
kumdan kalelerimin sırrını?
tenimde yıllardan kalma hamlesiz bir sarhoşluktun sen.
eskil bir göçebe gibi masalların, destanların,
tamamlanmamış çağların içinden geçerken,
kaybettiğim tılsımlı hüviyetimdin sen...
Esra Tekinn
5.0
94% (17)
4.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.