0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
995
Okunma
acı veriyor bu günü yaşamak senden sonra
meger ne kadar yalanmış dünya
şimdi seni suçluyorum sevgili
ben sana bakarak tanıdım hayatı
oysa nekadar sahteymiş hayat
dost, diye diye arkadan vuranları gördüm
sevgisini satanları gördüm
vefa, sadakat, dostluk ve aşk gercek sanırdım
aşk denilen kutsalın nasıl idam edildiğini gördüm
keşke çocuk kalsaydım
belki bilmezdim kötülüğü
görmezdim belki onurunu mezara gömenleri
gözlerine kara çalanları gördüm
ruhlarına kelepçe vuranları gördüm
yaşamak acı oldu
sensiz her nefeste öldüm
fakirliğini satan insanlar gördüm
üç kuruşa biat edenleri gördüm
gördüm en kısa günün en uzun ölüm oldugunu
vefasızlığın en büyük cellat oldugunu gördüm
insanlığını vitrinlere satanları gördüm
uzun kuyruklarda insanlığın öldüğünü gördüm
sadakatın kuyruklu bir yalan oldugunu gördüm
namusun aslında cepte oldugunu gördüm
sabrın gelmeyen sonunu gördüm
yaşarken ölenleri gördüm
her yanı seslerle dolu mahşeri gördüm
sahte yüzlerin gülerken agladığını
acı söyleyen dostların ölümünü gördüm
şimdi koca birdenizin ortasındayım
tek kollu sandalla savruluyorum
yüreğimin dediğinin hep tersine
ucunda ölüm olsada yaşıyorum işe
gene gece gene sokaklar
önüne bakmıyor insanlar
ellerinde bir telefon kulaklarında kulaklık
yalnızlığa boguyor kendini gülemeyi unutan yüzler
daha hızlı adımlarla yürüyor yollarda serseri ruhlar
otobüslerin tadı yok sen olmayınca
yanım boş kimse omzunu dayamıyor
yansıyan vitrin ışıkları ne severdin oysa
şimdi kimse bakmıyor camlardan dışarı
herkesten çıkan müzik sesleri
kulaga götürülen telefon hızlıca çıkan aşkım kelimesi
oysa aşk yüreğe saplanan bir hancerdir oysaki
ne uykusuz geceler yaratırda genede söylemez insan
işte sevgili
bir damla gözyaşında bogulur bu aşklar
nede olsa polofonik aşklar
gece bitiyor, ışıklar kapanıyor
ğüneş selamlıyor yeni bir günü
ve bir koca insanlık gene insanlığından utanarak uyanıyor.
selçuk bozdağ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.