11
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1288
Okunma
Hazandan akan yaşsa eylül; ömr-ü bahara
Dönüversin ansızın bir hasat zamanına!
Eylül... Saklı olanı dökmek ise izhara
Hece hece yazılsın firakın fermanına!
...Ve, ağlasın âhüzâr; gönlünün sultanına…
....................................................
...................................................
Bakış bakış hicranla gözün; gönlüme düşer
Acı tebessümlerin resmiyle kahrolurum
Bir duygu furyasında, niyaz; ömrüme küser
Adımdaki harfleri silerek kaybolurum!
Benzim solar, renk solar; solarak kaybolurum.
Umutsuz iklimlerden geceme hüzün damlar
Soluk soluk râyihan ciğerimle buluşur
Çınlayan kulağımda usûl bilmez damdamlar
Önce beynime vurur, sonra kalple vuruşur!
Sararıp koca ömür; sayfa sayfa buruşur.
Duyulunca semada bir kırbaç şakırtısı
Mâzime şimşek vurur, günüme yıldırımlar
Senden arda kalanın söz olan lâkırdısı;
Bir yanda bütünleşmez parça parça yarımlar
Bir yanda çiğnediğin bahtiyar kaldırımlar.
....................................................
.....................................................
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.