10
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1287
Okunma

Aşk karaya vurmuş bir balık gibi
Çırpınıyor can kafesimde…
Dur be meleğim, acelen ne ?
Bırakamam şimdi,
Arzı tutuyorum nefesimde…
Alnımı sürdüğüm toprak alevlenecek yoksa
Arzı yakacağım korkarım secdede…
Zemheri ayazı işlesin iyice iliklerime
Ya da yansın aşkın ateşi avuç içlerimde
Hicran acısı ağu katsın gülen gözlerime
Tarumar etsin kırlangıç fırtınası bağımı bahçemi
Düşsün kaşlarımın üstünden ak saçlarımın perçemi…
Dur be meleğim, acelen ne ?
Daha kaç çiçekli dal gördüm dünya gözüyle
Tam da yeni alışıyordum aşk cümlelerine
“yağmur gözlüm ” deyince
Yağmur oluyorum gözlerinde.
“nar tanem” de,
Kırılgan bir nar tanesiyim
Sevgilinin çelik gönlünde…
Şunun şurasında kaç kere gezdim
Yalın ayak toprak üstünde…
Almak istersin beni yerin dibine
Altı da bir oysa, üstü de, bilirim ;
Aşka gönül verene…
Dur be meleğim acelen ne ?
Resmen tanışmadık seninle,
Aslında adın dilimin ucunda
Hemen söyleyivereceğim…
Samimiyet olsa birazcık aramızda
Az daha müsaade isteyeceğim,
Dur be meleğim, acelen ne ?
Sahi Meleğim, bak şimdi merak ettim.
adın neydi senin ?
Yoksa sen?..
Sen, melek-ü’l mevt miydin !...
..........
Ah be meleğim !
Şu aşkın sırrını çözebilseydim,
Sana melek-ü’ l mevt yerine
Hoş geldin dost diyecektim…
Dikme gözlerini ruhuma
sevdana hazır değilim...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.