4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1248
Okunma
hadi hoşça kal, zaman geçiyor,
tren kalkacak birazdan,
son kontrolünü yap,
unuttuğun bir şey var mı diye
karıştırıver küçük çantanı yeniden
düşme ayrılığın yenilgisine bitap
ağlama gidişlerin arkasından
her gidiş yaradır gönüle
bırakılan virane bir harap
hadi hoşça kal,
kondüktör düdüğünü çaldı,
ayrılık vakti geldi,
seni benden aldı…
son bir defa daha sarılayım derken,
gözlerim arkanda kaldı…
bu bir yıkımdır
nisan selleri gibi
yüreğim arkandan ağladı
yaraladın yüreğimi hazin gidişinle…
dönüsü yok biliyorum bu gidişin,
seni beklemek neden
hadi hoşça kal,
kalksin artık şu tren,
daha fazla tahamülüm yok
ayrılığın acısını yaşamağa..
cemre düşmüşken,
gönlümdeki toprağa...
dönüp bakma ne olursun,
bir daha arkana,
sana sesleniyorum,
içimden eriyerek
sessiz kelimeler ile süzülerek
hadi hoşça kal,
çoçuklar gibi ağlatma beni
yazıyorum yinede,
her heceye ismini,
bilesin ki unutulacaksın
bittiğin her yerde, perde perde,
sahneler artık sensizliği oynayacak
bu dramayi hayatta bir daha
kimse yeniden yazamayacak.
Hasan Hüseyin Arslan, Eylül, 2008, Frankfurt am Main, Almanya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.