1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1498
Okunma

geceleri birden uyandıǧımda,
valıǧının korkusunu hissettiǧim an
bir daǧbaşında veya ormanda,
dünyanın en ücra köşesinde
baǧımsızca,
özgürlüǧün tadınıçıkarmak varken,
at başı önümde giden bir sarışının
uzun bacaklarında dünya
mini eteǧi gözüme ilişince,
asılı durur bir dünya,
yıldız gibi bir yanlızlık düşünce yüreǧime,
sen yaǧarsın gökyüzünden
her baktıǧım kadında hece hece
dönüp dolaşıp düştüm ihanetin kucaǧına
bir gübresiz tarla gibi,
kıraç arazilerin verimsiz topraǧına,
bire yüz vermez başaklar,
bu diyarlarda…
çünkü herkes takılıp kalmış,
senin gibi ihanet kazıǧına…
geceleri birden uyandıǧımda,
senin ihanetin yaǧıyor
yıldızlar gibi top top kucaǧıma,
sana yapılan ihanetlerin acısını,
sen de benden çıkarmışsın acımasızca,
kirlenmiş ruhunla…
dolup dolup taşıyorsun boşu boşuna,
ısınamamışsın, ısınmamışsın, ısınamayacaksın,
hiç bir kimseye bir daha asla.
tutarsız kişiliǧini yazıyorsun,
zemini olmayan eriyen buzlara,
soǧuk ruhuna giren gizli kalmış bunalımlarla,
götürüyor seni, sen farkında
olmadan mutsuz yarınlara,
“yaşamımda bu zamana kadar,
senden daha iyisi rastlamdı, canım benim”
deyişin ise kuru bir palavra,
al sasımış sevgilerini gönder
balistik incelemer yapan laboratuvarlara,
belki bir çare bulunur
bilimle incelenen mikroskopların altında,
pare pare ettiǧin yüreǧimin hesabını,
mutlaka bir gün sorarlar sana,
ödeyemezsin sevgimin mükafatını sen
o kirlenmiş ruhunla asla…
Hasan Hüseyin Arslan, 21.12.2008, Marburg, Cafe Paprica um 17:28 Uhr
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.