0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma
Sabah Datça’nın üzerine ince bir yağmur indi.
Kumluk sahili sessizdi.
Deniz, gece boyunca biriktirdiği maviyi
gri bulutların altına saklamıştı.
Terinos kapının önüne çıktı.
Başında o meşhur yeşil şapkası...
Bir süre gökyüzüne baktı,
sonra şapkasının kenarını düzeltti.
— İyi ki, dedi,
şu brandanın parçasını çöpte bulmuşum.
Nikos güldü.
— Sen onu çöpte bulduğunda
şapka olacağını nereden biliyordun?
Terinos omuzlarını silkti.
— Bilmek mi?
Hayatın güzel tarafı da bu zaten Nikos.
Bazen çöpte bulduğun şey,
ertesi gün başını yağmurdan korur.
Keliternos içeriden seslendi:
— Terinos! Çay soğuyor!
Terinos bastonunu aldı,
yeşil şapkasını başına iyice oturttu.
Yağmur biraz daha hızlandı.
Terinos gülümsedi:
— Datça bugün ıslanacak Nikos...
Ama biz değil.
Ve iki ihtiyar,
yağmurun altında ağır ağır yürüdüler.
Yeşil şapka önde,
abanoz baston yanında...
Deniz arkalarından usulca konuştu:
“Bazı adamlar yaşlanmaz;
sadece şapkaları değişir.”
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.