1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
“Takvim yaprakları düşerken ömrümüzden,
Bir hancı bilir adımızı, bir de kör kuyu...”
Ne zaman bu şehre akşam inmese
İçimde bir kömür ocağı tutuşur
Yine kaldırım taşlarında yankılanır
Yalnızlığın o ağır, o demir vuruşu
Bizi sorma üstad, bildiğin gibi değil
Gidenler çoktan unutmuş adımızı
Biz hâlâ aynı masada, aynı acıyla
Yazıp duruyoruz kendi matemimizi
Ver elini dağlar, ver ki dolsun içimiz
Şu metropol denen kazanda kaynıyor etimiz
Bir yudum su, bir tutam umut niyetine
Tükettik yarını, kaldık dünden ibaretiz...
“Hadi söndür lambayı... Belki rüyada kavuşuruz o eski günlere.”
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.