1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
103
Okunma
Bu şiirde yer alan tüm metinler, tamamen kurgusal (kurmaca) bir evrenin
ve sanatsal bir yaratımın ürünüdür. Şiirlerde geçen karakterler, unvanlar,
mekânlar, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup evrensel insan doğasını,
güç olgusunu ve bireyin içsel/vicdani sorgulamalarını ele almak adına birer
edebî metafor olarak kullanılmıştır.
Metinlerin hiçbirinde gerçek bir şahsı, kurumu veya toplumsal yapıyı hedef alma,
hedef gösterme, karalama veya alenen aşağılama amacı (kastı) bulunmamaktadır.
Gerçek hayattaki kişi, kurum ya da olaylarla var olabilecek her türlü benzerlik
tamamen tesadüfidir.
Eserlerin tamamı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuk metinleri
tarafından güvence altına alınan "Sanat ve İfade Özgürlüğü" sınırları içerisinde,
tamamen edebî ve estetik kaygılarla kaleme alınmıştır.
Yazar: Karanlıkta saklı ışık
Kumdan kaleler yapardı oğlum sahilde,
Dalgalar vurunca ağlardı arkasından.
Bense kentin kalbine, deniz kumuyla kuleler diktim;
Cebimde çocukların rızkı, altımda başkalarının mezarı.
Şimdi ne zaman yağmur yağsa bu şehre,
Eriyor makam koltuğumun sahte derisi,
Elimdeki pahalı dolma kalemden kan damlıyor projelere.
Yukarıda, göğü delen o devasa kule vinç,
Bir akbaba gibi tünemiş uykularımın üstüne.
Sismik raporları süsleyen o yaldızlı yalanlar,
Beni her gece o bodrum katına indiriyor.
Feneri tutuyorum; çatlaklardan sızan nem değil,
Geleceğin feryadı, duvarların terine karışıyor.
Bir adam kaç ton çimento eder bayım?
Kaç torba kum kurtarır bir annenin feryadını?
Müteahhidin viski kadehinde buz gibi eriyor ahlâkımız,
Biz sustukça yükseliyor o parlak, o soğuk bloklar.
Cebimde şantiyenin tozlu çamuru,
Evde beni bekleyen o masum sarılış.
Oğlumun saçlarını koklarken,
Parmaklarımın arasındaki o ince kireç tozu,
Beni kendi evimin yabancısı yapıyor.
İstifa etmek yetmez bu kire, biliyorum;
Yıkılacak bu şehir,
İlk sarsıntıda, kalbimin tam üstüne.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.