0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Eğilip önümde el pençe durma,
Çıkarın bitince bin kuyu kazma,
Yüzüme gülüp de arkamdan vurma,
Yağcılar durağında inecek var!
Ağanın, paşanın kapısında kul,
Paspas ol, ezil de kendine yol bul,
Gururdan yoksunsun, ne bilesin ar?
Yağcılar durağında inecek var!
Üç kuruş kâr için bin kılığa gir,
Mertliğin adını lekeleme dur!
Sırtımda yük oldun, çekil aradan,
Yağcılar durağında inecek var!
Kullukla beslenen sinsi yılansın,
Masada sadakat, özde yalansın,
Gittiğin o çöplük sana kalsın,
Yağcılar durağında inecek var!
Ne rütben söker bana ne de havan,
Uğruma değmezmiş verdiğim kavgan.
Soysuzun çarkına dönmez ki davam,
Yağcılar durağında inecek var!
Tükürsem yüzüne yağmur sanırsın,
Alçaklık geninde, nerede ararsın?
Kemik atan olsa hemen koşarsın,
Yağcılar durağında inecek var!
Hesabı kesiyorum, bitti bu oyun,
Eğilmedi gitti bak şu öz boyun.
Cellada boyun eğ, git kurbanlık koyun,
Yağcılar durağında inecek var!
Bükülmez bu boynum, eğilmez belim,
Onursuz adama varmaz hiç elim.
Açıyorum kapıyı, defol git ulan!
Yağcılar durağında inecek var!
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.