1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Açıldı meydanda büyük bir çadır,
Gelen uyanığın işi avdadır.
Dedi: "Şu iksirim dertlere devadır,
Cehalet bitirir, verir bol sefa."
Toplandı ahali, durdu sıraya,
Herkes merhem arar oldu yaraya.
Muhtar da katıldı çıkan yayaya,
Dedi: "Buralarda akıl tükendi."
"Tarlada ekin yok, derede su az,
Gençler tembel oldu, kimsede yok naz."
Tüccar bıyık altından etti biraz haz,
Gözleri parladı parayı görünce.
"Sattığım ne ilaç, ne de bir tohum,
Ben sizin halinize getirdim yorum.
Şu şişe suyundan içsin her bir kulum,
Sürse bey olur en garip fakir."
İlk öne atıldı muhtarın oğlu,
Sanırsın zihni bilgiyle dolu.
Bıraktı avuca gümüşü, pulu,
İçip de değişti sanır huyunu.
"Aklım çoğaldı!" deyip bağırır durur,
Tüccar da parayı cebe doldurur.
Görenler kendini sıraya vurur,
Kapış kapış gitti tüccarın malı.
Berber, "Hekim oldum!" diye seslenir,
Ağa konağında beyce beslenir.
Herkes bir unvanla sanki süslenir,
Kimi paşa sayar kendi kendini.
Gece yarısı atına atladı uyanık,
Köyde bıraktı bir sürü bağrı yanık.
Sabah oldu, kalmadı hiçbir sığınak,
Anlaşıldı yapılan büyük boşluk.
İşte böyle biter kurnazın işi,
Emeksiz akla talip olan her kişi,
Kendi eliyle kırar en sağlam dişi,
Rastlar her adımda sert bir taşa.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.