0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
18
Okunma
Hani o demir tokmağı pas tutmuş kuyu var ya,
Gecenin on ikisi, kör bir sokak lamba altında...
Biz o tulumbaya yaslardık sırtımızı,
Yüreğimizde seksen yıllık bir kurşun yarası,
Gözlerimizde memleket havası.
Bastın mı koluna, inceden bir sızı çekerdi yerin dibinden,
Sanki toprağın damarlarından sızan acı,
Sanki yitik bir sevdanın son iğnesi...
Su değil pürüpak,
Sanki yeraltından fışkıran bir isyan, bir cıgara dumanı,
Kimi zaman bir isyan, kimi zaman türküydü pınarı.
Hey gidi eski İstanbul, hey gidi asvalt sokaklar!
Kovalarımız delik, yüreğimiz kevgir,
Biz o tulumbanın başında büyüdük,
Biz o sudan içtik de, öşümsüz bildik dünyayı.
Kör bir lamba, bir paslı tulumba,
Ve bir de senin gidişin kaldı buralarda,
Akşamüstü demirine yaslanıp ağlamda bir hatıra...
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.