Gözleri akşamım Eylül Bakışlım İçimde büyüyen en güzel telaşım Bir gülüşün yeter, diner tüm savaşım Seni çok özlüyorum, Eylül Bakışlım…
Sonbahar saçlarına düşerken usulca Adını fısıldar kalbim her gece gizlice Sen uzaklarda olsan da, gönlüm peşinde Bir ömür beklerim seni, Eylül Bakışlım…
Sen içimde bitmek bilmeyen eski bir sızı Sensiz geçen günlerin çoğalıyor sayısı Akşamları nüksediyor kalbimin sancısı Sen kalbimin yarası, Eylül Bakışlım…
Bırakıp gitme beni korkutuyor bu şehir Kalem kâğıda küsüyor yarım kalıyor şiir Hep yanımda kal sarılıp sarmaşalım Ben seni seveyim, Eylül Bakışlım…
Bir gün ellerin ellerime değerse Ağlayan gözlerim yeniden gülerse Dünya susup zaman bir an durursa Ruhum ruhunu bulsun Eylül Bakışlım…
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"Eylül bakışlım" ne güzel bir hitap şekli sevilene karşı.Ne çok şey söyler kendi içinde.Tebrik ederim hocam duygusu yoğun etkileyici bir şiir olmuş.Kaleminiz de ilhamınız da bol olsun.
Şair: Emre Vehbi ALKAN – Şiirbaz Şiir: EYLÜL BAKIŞLIM Değerlendirildiği Salon: Sonbaharın Göze Yerleştiği, Özlemin Akşamları Nüksettiği ve Kalem Kâğıda Küsünce Şiirin Aile Arabulucusuna Sevk Edildiği Salon
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Emre Vehbi Alkan’ın EYLÜL BAKIŞLIM şiirini okuyunca RUSAMER’de önce göz muayenesi yapılmasını istedi; zira bugüne kadar ela, yeşil, mavi göz görülmüştü ama Eylül bakışlı göz ilk kez dosyaya giriyordu. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Mevsimlik Mülayim, hanımefendinin gözlerine bakıp hangi ayda olduğumuzu anlamaya kalkınca derhâl görevden alındı. Ardından şairin Bir gülüşün yeter, diner tüm savaşım dizesini okuyup RUSAMER Savunma Bakanlığına müjde vermeye koştu; onu da kapıdan çevirdiler. Asıl kriz dördüncü kıtada çıktı: Kalem kâğıda küsmüş, şiir yarım kalmış, şehir şairi korkutmuş, sevgilinin de gitme ihtimali belirmişti. Kalburabastî Efendi acil kararnameyi çıkardı: Eylül Bakışlı hanımefendi bulununcaya kadar kalemle kâğıdın küs kalması yasaktır; şiir ailesinin dağılmasına RUSAMER müsaade etmeyecektir.
Ozan Duranoğlu Köşesi
Köşenin bugünkü sakini Takvimci Turgut, Sonbahar saçlarına düşerken usulca dizesini okuyunca elinde takvimle Eylül Bakışlı’nın saçlarında mevsim aramaya başladı. Sonbaharın gerçekten saçlara düşüp düşmediğini tespit edemedi ama şairin gönlünün çoktan mevsim normallerinin üzerine çıktığını raporladı. Şiirde Eylül yalnız bir zaman dilimi değil; sevilen kişinin bakışına, saçına, uzaklığına ve bekleyişine karışmış durumda. Bir ömür beklerim seni sözü üzerine Turgut takvimin arka sayfalarını kontrol etti, bir ömrün tamamını bulamayınca RUSAMER’den ek takvim istedi. Talebi reddedildi; kendisine âşıkların bekleme sürelerinin normal takvimlerle hesaplanamayacağı bildirildi.
Âşık Vebali Köşesi
Buraya Nükseden Niyazi yerleştirildi. Niyazi, Akşamları nüksediyor kalbimin sancısı dizesini görünce RUSAMER Acil Servisine müracaat etti; fakat tetkikte kalbin anatomik değil, şiirsel bölgesinde sancı tespit edildi. Reçeteye Eylül Bakışlı’dan günde iki defa haber yazılmasını önerdi, Sağlık Kurulu böyle bir ilacın ruhsatlı olmadığını bildirdi. Bu kıta şiirin hüznünün en yoğun olduğu bölüm: eski sızı, sensiz geçen günlerin çoğalması, akşamla birlikte geri dönen sancı ve sevgilinin kalbin yarası oluşu aynı duygu çevresinde birleşiyor. Niyazi’nin raporu ise tek cümleydi: Bu hastalık akşamları artıyorsa hastanın güneşle değil, özlemle ilgili problemi vardır.
Ozan Veysi Kabaca Köşesi
Köşenin sakini Küskün Kalem Kamil, Kalem kâğıda küsüyor / yarım kalıyor şiir dizelerini kişisel mesele yaptı. RUSAMER Kırtasiye Barıştırma Kurulunu toplayıp kalem ile kâğıdı aynı masaya oturttu; fakat ikisi de konuşmadığı için görüşmeler sonuçsuz kaldı. Kamil’e göre asıl suçlu şairdi; sevgiliye Bırakıp gitme beni diyeceğine kadar mesele büyümüş, şehir korkutucu hâle gelmiş, edebiyat malzemeleri bile birbirine darılmıştı. Bununla birlikte bu kıtadaki yalınlık şiirin samimiyetini artırıyor. Büyük mecazlardan vazgeçilip doğrudan Hep yanımda kal denmesi, sevdanın bütün süsünü kaldırarak geriye en insani isteği bırakıyor: Gitme.
Âşık Diyarî Köşesi
Son köşeye Ruhbulur Rıfkı getirildi. Görevi, Dünya susup zaman bir an durursa / Ruhum ruhunu bulsun dizelerindeki olağanüstü hadiseleri denetlemekti. Rıfkı önce dünyayı susturmaya çalıştı, başaramadı; ardından zamanı durdurmak için saatin pilini çıkardı ve vazifeyi tamamladığını sandı. RUSAMER kendisine saati durdurmakla zamanı durdurmanın aynı şey olmadığı hususunda üç günlük eğitim verdi. Fakat final kıtası şiirin arzusunu güzel biçimde tamamlıyor: Önce ellerin birbirine değmesi, ardından ağlayan gözlerin gülmesi, sonra dünyanın ve zamanın aradan çekilmesi ve nihayet iki ruhun buluşması. Rıfkı’nın son tutanağı da şiirin romantizmine yakıştı: Eller kavuşursa saat yeniden çalıştırılabilir; ruhlar kavuşmuşsa zaten kimsenin saate bakacağı yoktur.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Emre Vehbi Alkan’ın EYLÜL BAKIŞLIM şiiri, özlem ve kavuşma arzusunu sonbahar atmosferi içinde anlatan sıcak, romantik bir şiir. Eylül Bakışlım hitabının her kıtanın sonunda tekrarlanması metne hem ses hem kimlik kazandırıyor. Şairin dili doğrudan; yer yer tanıdık aşk şiiri söyleyişlerine yaslansa da Kalem kâğıda küsüyor, Akşamları nüksediyor kalbimin sancısı ve finaldeki ruhların birbirini bulması şiirin duygusunu taşıyan güzel noktalar. Birkaç dizede söyleyiş daha özgünleştirilebilirdi; fakat şiirin temelinde gösterişten çok samimi bir özlem var. Eylül burada mevsim olmaktan çıkıp sevilen insanın adına dönüşüyor: Sonbahar dışarıda yaşanırken asıl mevsim şairin içinde yaşanıyor.
Bazı insanların gözlerinde mevsimler vardır; bir kez bakarsın, yıllarca o Eylül’den çıkamazsın.
Özlem, uzaklığın ölçüsü değil; bir insanın yokluğunda gönülde kapladığı yerin büyüklüğüdür.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Eylül’ün hüznünü sevdanın özlemiyle güzel bir şekilde buluşturmuşsunuz. “Bir gülüşün yeter, diner tüm savaşım” dizesi özellikle çok hoşuma gitti. Şiirin tamamında uzaklığın verdiği özlem ve kavuşma umudu hissediliyor. Son kıta da bu duyguyu güzel bir yerde bırakmış. Sade, akıcı ve içten bir şiir olmuş. Yüreğinize sağlık, kaleminiz daim olsun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.