0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
118
Okunma

Sinemdeki dağları yıkarak sana geldim,
Söküp kalbimi yerinden ayaklarına serdim.
Çölleri yurt edinip eşiğinde dilendim,
Ömrüm ömrüne amade, can veririm, gör artık.
Yıkılsa da gururun, o aşılmaz bentleri,
Senden gayrı açılmaz, kapadım pencereleri.
Kabul et, fermanı ol bu deli divane gönlün,
Sensiz geçen her günüm ölümle cenk ediyor.
Ne dert kalır ne keder sen yüzüme gülünce,
Bir “gel” de, kâinatın bütün sesi kesilsin.
Duy sesimi cananım, kapında kul köleyim,
Sen yoksan bu dünya, tek dişli bir canavar.
Yok saymasın gölgemiz ne kışı ne baharı,
Giyinsin ateşten gömlek, utansın karanlık.
Dolansın yalan dünyanın ayaklarına ayrılık,
Sen yoksan bu canı kara toprak sayarım.
Son nefeste adını sayıklar lal dilim,
Varsın üstüme gelsin, inkâr etsin geceler.
Ben bu yola koymuşum canı, ser’i, bedeni,
Zaman hükmünü yitirdi, kâinata rest çektim.
Remziye ÇELİK
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.