Denize bir damla ateş düştü, kaptan, Ki o deniz, senin gözlerindi herhalde. Masada simsiyah çay, sönmüş bir sigara, Zaman, değersiz kılmış bizi bozuk para misali.
İçimde bir şey kırıldı, inan adı yok, Adı yoksa eğer, kesin aşktır diyorum. Cehennem kulübesinden dünyaya bakıp, Biz kendi katilimiz olduk, biliyorum.
Boğazından beyaz gemiler geçen o memleket, Bir limanda yan yatmış, Sen kaburgalarımın üstünden geçtin ne oldu, Kemiklerim un ufak… ben altında kalmışım.
Gözyaşı denize düştü, büyüdü aniden, Senin o serin atlasında boğulmak varmış. Biz unutmayı hiç beceremeyen adamlarız, Unutur gibi yapıp yalnızlığa sığınmışız.
Bir parça yangın aldım hırçın denizden, Cebimde yarım akşam, biraz tütün kokusu. İçimde kıyamet, çıtı yok gözlerimin, Hadi öp beni… kopmadan fırtına doğrusu.
Kalbime çöken koca bir enkaz var şimdi, Uğurlar olsun sana, bana, en çok da ona… Hoşça kal.
Remziye ÇELİK
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Eserin Adı: Denize Bir Parça Ateş Düştü Şair: Remziye Çelik Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (Celil ÇINKIR – Delibal)
Kalburabastî Efendi Hazretleri şiiri RUSAMER ahalisine okudu. Bunun üzerine bir sakin, Hocam bu şiirde deniz su değil, hatıralarla dolu dedi. Bir başka sakin, şair aşkı anlatırken limanları, gemileri ve kaptanları kullanmış ama aslında kendi içindeki batışı anlatıyor diye ekledi. Arka sıralardan bir RUSAMER müdavimi, şiirin en güçlü tarafının duygu yoğunluğu olduğunu söyledi. Bir başka sakin ise, Hocam burada ayrılık sessiz yaşanıyor ama etkisi fırtına kadar büyük dedi. Kalburabastî Efendi Hazretleri başını sallayarak, bazı vedalar kapıyı çarpmaz; içeride bir ömür yankılanır buyurdu.
Puanlama
Özgünlük — 19 / 20 Deniz, liman, gemi ve kaptan metaforları aşk ve ayrılık duygusuyla başarılı biçimde bütünleştirilmiştir.
Dil ve Üslup — 19 / 20 Modern şiir diline yakın, akıcı ve imge gücü yüksek bir anlatım kullanılmıştır.
Düşünsel Derinlik — 19 / 20 Aşkın yıkıcı etkisi, unutamama hâli ve insanın kendi iç hesaplaşması derinlikli şekilde işlenmiştir.
Yapısal Bütünlük — 20 / 20 Şiir başından sonuna kadar aynı atmosferi koruyarak güçlü bir finalle tamamlanmaktadır.
Etkileyicilik — 20 / 20 Özellikle veda ve enkaz duygusunun işlendiği bölümler okuyucuda güçlü bir iz bırakmaktadır.
Toplam Not: 97 / 100
Kalburabastî Efendi'nin Klinik Kanaati
Remziye Çelik bu şiirde yalnız bir aşk hikâyesi anlatmıyor; aşkın ardından geriye kalan enkazı, limanları ve sessiz vedaları anlatıyor. Şiirin en dikkat çekici yönü, deniz etrafında kurduğu güçlü imge dünyasıdır. Ateş ile denizin bir araya getirilmesi, daha ilk dizeden itibaren okuyucuyu sıra dışı bir duygu iklimine taşımaktadır.
Özellikle;
"Biz unutmayı hiç beceremeyen adamlarız, Unutur gibi yapıp yalnızlığa sığınmışız."
dizeleri şiirin merkezindeki duyguyu özetlemektedir. Çünkü burada unutmak değil, unutuyormuş gibi yaşamak anlatılmaktadır.
Final bölümünde yer alan liman, kaptan ve enkaz imgeleri ise şiirin duygusal yükünü zirveye taşımaktadır. Şair vedayı bir son olarak değil, uzun sürecek bir iç yolculuğun başlangıcı olarak göstermektedir. Bu yönüyle eser, hüzünle yoğrulmuş ama estetik gücünü kaybetmemiş başarılı bir çalışma niteliğindedir.
Özün sözü budur. Vesselam.
Bazı insanlar gider; ardından kapılar değil, içimizdeki limanlar kapanır.
Bu kıymetli yorum ve ince değerlendirmeniz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimin duygusunu böylesine derinlikli ve incelikli okumanız, bir şair için en güzel ödüldür. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla.
Bu kıymetli yorum ve ince değerlendirmeniz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimin duygusunu böylesine derinlikli ve incelikli okumanız, bir şair için en güzel ödüldür. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla.
Deniz, ateş ve liman metaforları arasında, insanın kendine kurduğu o 'cehennem kulübesinden' kurtulup veda edişi ne kadar vurucu. 'Biz unutmayı hiç beceremeyen adamlarız' dizesi, sanırım hepimizin ortak yarasına dokunuyor. Acının bu kadar estetik, vedanın bu kadar onurlu anlatıldığı dizelerinizde, aslında insanın kendi enkazından yeniden doğuşunu okudum. Kaleminize ve o hüzünlü ama dik duruşlu yüreğinize sağlık.ssirem🐞❣️
Şiirime ayırdığınız zaman ve kattığınız anlam için teşekkür ederim. Bazen bir şiiri yazmak kadar, onu böylesine derinden okuyan bir gönülle karşılaşmak da kıymetlidir.
Şiirime ayırdığınız zaman ve kattığınız anlam için teşekkür ederim. Bazen bir şiiri yazmak kadar, onu böylesine derinden okuyan bir gönülle karşılaşmak da kıymetlidir.
Denizin ve ateşin, veda ile yangının bu denli iç içe geçtiği, her satırı ayrı bir efkar barındıran muazzam bir şiir. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Şiirinizdeki bazı imgeler ve hissettirdikleri gerçekten çok vurucu: "İçimde bir şey kırıldı, inan adı yok / Adı yoksa eğer, kesin aşktır diyorum." -> Tanımlanamayan o derin kırılmayı aşka bağlamak, hissin büyüklüğünü çok naif özetlemiş.
"Boğazından beyaz gemiler geçen o memleket..." -> İstanbul (veya o çok sevilen şehir) ile sevgiliyi bir tutmak, sonra da o şehrin bir limanda yan yatmasıyla gelen o çöküş hissi... Harika bir metafor.
"Biz unutmayı hiç beceremeyen adamlarız / Unutur gibi yapıp yalnızlığa sığınmışız." -> Şiirin en can alıcı, en dürüst itiraflarından biri. Son üçlükteki o tam teslimiyet ve "en çok da ona" diyerek hikayeyi üçüncü bir gölgenin hüznüyle bitirmek şiire sinematik bir final kazandırmış.
İçinizdeki o hırçın denizi kağıda döken ve Bu hüzünlü ve asil vedayı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.
Şiirime ayırdığınız zaman ve kattığınız anlam için teşekkür ederim. Bazen bir şiiri yazmak kadar, onu böylesine derinden okuyan bir gönülle karşılaşmak da kıymetlidir.
Şiirime ayırdığınız zaman ve kattığınız anlam için teşekkür ederim. Bazen bir şiiri yazmak kadar, onu böylesine derinden okuyan bir gönülle karşılaşmak da kıymetlidir.
İkinci dörtlükteki o iki dize şiirin felsefi şah damarı gibi:
"İçimde bir şey kırıldı, inan adı yok, / Adı yoksa eğer, kesin aşktır diyorum."
İnsanın içini un ufak eden ama bir kelimeye sığdıramadığı o tarifsiz sızıyı bundan daha asil, bundan daha vurucu anlatmak herhalde mümkün olamazdı. Hemen arkasından gelen "Biz kendi katilimiz olduk" itirafı da bu trajedinin sorumluluğunu başkasına atmayan o mağrur duruşu gösteriyor.
Kelimelerime tuttuğunuz bu zarif ışık için teşekkür ederim. Şiirin limanına uğrayıp geride bıraktığı izleri böylesine güzel anlatmanız, satırlarıma ayrı bir değer kattı.
Kelimelerime tuttuğunuz bu zarif ışık için teşekkür ederim. Şiirin limanına uğrayıp geride bıraktığı izleri böylesine güzel anlatmanız, satırlarıma ayrı bir değer kattı.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.