0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma

Dost, dostun yanındaydı en acılı gününde
Kötü göz ile söze; kem denirdi eskiden.
Mahalle bir olurdu cenazede, düğünde
Toplanma işlemine cem denirdi eskiden.
Farklı farklı olsa da konuşulan aksanlar
Her sözcüğün üstüne bal dökerdi lisanlar.
Bazen konuşmadan da anlaşırdı insanlar
Kaş-göz işaretine him denirdi eskiden.
Soframızın altına, serip çulu savanı
Ayırt etmeden yerdik yağlı ile yavanı.
Çoğumuz duymamıştık ne çatı ne tavanı
Evin üst bölümüne dam denirdi eskiden.
Geceye dek sürerdi oynadığımız oyun
Eş-meş gördüm oynarken yatardık yüzükoyun.
Yemyeşil çimenlerle üstünde berrak suyun
Yüzen adacıklara çem denirdi eskiden.
Sıcak sohbet başlardı daha yemek yemeden
Kimse kalkıp gitmezdi hesabı ödemeden.
Aşırı alkol içip gece gündüz demeden
Küfelik olanlara zom denirdi eskiden.
Hemen şair olurdu bir mısra yazanımız
Türkü söyleyen ise en büyük(!) ozanımız.
Altında tezek yanar kaynardı kazanımız
"Banyo yap" denilmezdi, "Çim" denirdi eskiden.
Yapının ortasına bir direk çatılırdı
Budanan bağ çubuğu üstüne atılırdı.
Bazı günler uzanıp içinde yatılırdı
Asmadan barakaya köm denirdi eskiden,
Çabuk menzil bulurdu başkasına danışan
Merhabasız geçmezdi birbiriyle tanışan.
Toplumda sevilmezdi olur olmaz konuşan
Had bilmeyen ağıza şom denirdi eskiden.
Denize düştük diye sarılsak da yılana
Sonunda ölüm olsa başvurmazdık yalana.
Herhangi bir tarlaya herhangi bir alana
Konulan işarete im denirdi eskiden.
Saftı bütün yürekler, barındırmazdı kini
Ağır abi olurdu sokağın en sakini.
Üstünde döne döne öğütürdük ekini
Çakmak taşlı dövene gem denirdi eskiden.
Gönüller bir olurdu, el girmezdi araya
Eğer muhabbet varsa bakılmazdı paraya.
İyileşmesi için vücuttaki yaraya
Sürdüğümüz merheme em denirdi eskiden.
Mustafa Erkenekli
17.03.2022 - Malatya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.