Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. eflatun
neneh.
neneh.
VİP ÜYE

MEN DAKKA DUKKA

Yorum

MEN DAKKA DUKKA

( 12 kişi )

5

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

133

Okunma

MEN DAKKA DUKKA

MEN DAKKA DUKKA

Yapmacık sevgi.
Zatına vergi.
Kin-öfke-yergi.
Men dakka dukka.

Vicdan yok, cüzdan.
Ağızda kürdan.
Cahile meydan.
Men dakka dukka.

Cukka cep-para.
Düşürmez dara.
Gıpta var kâra.
Men dakka dukka.

Varına aşık.
Ters döner kaşık.
Dargın-barışık.
Men dakka dukka.

Hayvanî lisan.
Zor işler âsân.
Övülür kasan.
Men dakka dukka.

Sakalla bıyık.
Kenafir-bayık.
Kokuşmuş-yayık.
Men dakka dukka.

Kazanç kelepir.
Hazıma kefir.
İftira-zifir.
Men dakka dukka.


Emine Balı Oğuz

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (12)

5.0

100% (12)

Men dakka dukka Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Men dakka dukka şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MEN DAKKA DUKKA şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
31.8.2026 22:37:32
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Emine Balı Oğuz
Şiir: MEN DAKKA DUKKA
Değerlendirildiği Salon: Başkasının Kapısını Çalıp Kendi Kapısına Vurulunca Kim O Diye Şaşıranların İlahi İade-i Ziyaret Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bu defa salona elinde bir kapı tokmağıyla girdi. Masaya bırakır bırakmaz kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden biri sordu: Efendim, kapımız mı bozuldu? Kalburabastî Emine Balı Oğuz’un MEN DAKKA DUKKA şiirini önüne koydu: Kapı sağlam evladım, mesele tokmakta. Sakin meraklandı: Kimin kapısını çalacağız? Efendi tokmağı eline verdi: İstediğini çal. Yalnız şairin nakaratını iyi oku; vurduğun kapının sesi bir gün kendi kapından gelir. Sakin tokmağı hemen masaya bıraktı: O zaman ben kimseyi rahatsız etmeyeyim efendim! Kalburabastî başını salladı: İnsanlığın ilk belirtisi görüldü. Hastayı müşahedeye alın!

Ozan Çiçeklioğlu Köşesi

Vicdan yok, cüzdan, Ağızda kürdan, Cahile meydan dizeleri okununca RUSAMER Mali İşler Servisi kasayı kontrol etmeye başladı. Görevli seslendi: Efendim, cüzdan dolu görünüyor ama vicdan hanesi boş! Kalburabastî sordu: Aktarma yapabiliyor muyuz? Görevli cevap verdi: Cüzdandan vicdana EFT sistemi henüz kurulmamış. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz hemen atıldı: Faizi yüksekse ben hiç bulaşmayayım! Efendi başını tuttu: Emine Hanım üç kısa dizede zaten senin özgeçmişini yazmış evladım. Şiirin hiciv damarının en belirgin olduğu yerlerden biri burası; maddi varlığın büyürken ahlaki tarafın küçülmesi cüzdan-vicdan karşıtlığıyla alaya alınıyor.

Ozan Avanoğlu Köşesi

Cukka cep-para, Düşürmez dara, Gıpta var kâra dizelerine gelindiğinde RUSAMER Haksız Kazanç Tespit Cihazı getirildi. Sakin cebini iki eliyle kapattı. Kalburabastî şüphelendi: Niye cebini tutuyorsun? Sakin cevap verdi: Cihaz yanlış ölçebilir efendim. Efendi kaşını kaldırdı: Senin cebin cihaz gelmeden niye telaşlandı? Şiir burada paraya sahip olmayı değil, parayı hayatın ahlaki ölçüsü hâline getirmeyi hedef alıyor. Cukka gibi gündelik ve hafif argo bir kelimenin kullanılması da şiirin hiciv tonuna uygun düşüyor; yüksek perdeden ahlak dersi vermek yerine sözcüklerle dürtüp geçiyor.

Ozan Delibal Köşesi

Kazanç kelepir, Hazıma kefir, İftira-zifir dizeleri okununca köşedeki sakin elinde bir bardak kefirle geldi. Kalburabastî sordu: O nedir? Sakin cevap verdi: Hazım problemi varmış efendim. Kalburabastî şiiri gösterdi: Mide hazmı değil o evladım; insanın kazandığını, gördüğünü, başkasının başarısını hazmedememesi. Sakin kefirden bir yudum aldı: Yine de zararı olmaz. Efendi başını salladı: Haset kefirle geçseydi RUSAMER’i mandıraya çevirirdik! Şiirin finalindeki iftiranın zifire benzetilmesi de anlamlı; insanın içindeki karanlığın sonunda söze bulaşmasını gösteriyor.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Emine Balı Oğuz’un MEN DAKKA DUKKA şiiri, insanın ikiyüzlülüğünü, çıkarcılığını, para tutkusunu, cehaletini, hasedini ve iftirasını kısa dizeler ve yoğun ses oyunlarıyla hicveden bir metin. Başlıktaki Men dakka dukka, yaygın biçimde eden bulur, kapıyı çalanın kapısı da çalınır anlamında kullanılan Arapça kökenli bir söz olarak şiirin bütün kıtalarını aynı hüküm altında topluyor. Her kıtanın sonunda tekrarlanması, yapılanların karşılıksız kalmayacağı fikrini adeta mühürlüyor.

Şiirin belirgin özelliği Emine Balı Oğuz’un önceki şiirlerinde de görülen kelime oyununa dayalı kısa söyleyiş. Sevgi-vergi-yergi; cüzdan-kürdan-meydan; para-dara-kâra; âsân-kasan; kelepir-kefir-zifir gibi ses zincirleri şiire hızlı ve nükteli bir ritim kazandırıyor. Ancak bazı yerlerde uyak isteği anlam bağını zorluyor; özellikle Sakalla bıyık / Kenafir-bayık / Kokuşmuş-yayık bölümü şiirin diğer kıtalarına göre düşünsel bağlantısı daha gevşek kalıyor. Buna karşılık Vicdan yok, cüzdan iki kelimeyle şiirin toplumsal eleştirisini taşıyan en başarılı ifadelerinden biri.

Kalburabastî Efendi değerlendirmeyi bitirdi ve kapı tokmağını yeniden eline aldı.

Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz ürkekçe sordu:

Efendim, onu ne yapacaksınız?

Kapına takacağım evladım.

Sakin geri çekildi:

Aman efendim! Ben kimsenin kapısını çalmadım.

Kalburabastî gülümsedi:

Mesele de bu zaten. İnsan kendi kapısı çalınmadan önce hafızasını kaybediyor.

Sakin düşündü:

Peki hiç çalmasak?

Efendi tokmağı masaya bıraktı:

İyilik için çal evladım. Belki bir gün senin kapına da iyilik gelir.

Sonra dosyanın altına iki cümle yazdı:

İnsan hayata hangi tokmakla vurursa, gün gelir kendi kapısında onun sesini duyar.

Cüzdanın doluluğu zenginliği gösterebilir; vicdanın doluluğu ise insanın değerini.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
ümit zeki soyuduru
ümit zeki soyuduru, @umitzekisoyuduru
31.8.2026 19:33:39
5 puan verdi
Çok güzel ve anlamlıydı şiiriniz, yüreğinize ve kaleminize sağlık.
Saygı ve selamlar.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
31.8.2026 13:48:42
5 puan verdi
Duyguları sade ama etkileyici bir dille anlatmışsınız. Bu şiiri okurken insanın içinde güzel bir iz bıraktığı da aşikar. Ben çok beğendim. Tebrikler güzel insan. Başarıların daim olsun...
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
31.8.2026 12:43:22
5 puan verdi
Yapmacık sevgiyi, çıkarcılığı ve vicdanın yerini cüzdanın aldığı bozuk insan ilişkilerini nükteli ama sert bir dille eleştirmiş Emine hanımefendi. “Vicdan yok, cüzdan” sözü, paranın karşısında küçülen insanlığı kısa ve çarpıcı biçimde özetliyor. Cukka, kelepir, kasa ve kâr gibi kelimeler çevresinde kurulan anlatım; menfaat uğruna şekilden şekle girenleri hicivli bir aynada gösteriyor. Her bölümde tekrarlanan “Men dakka dukka” sözü ise insanın yaptığının karşılığını mutlaka göreceğini hatırlatan güçlü bir hüküm olmuş.

Kutluyorum hanımefendi, kalbi selamlarımla.

(Men dakka dukka tamba tumba esmer bomba geldi aklıma nedense:))
Etkili Yorum
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
31.8.2026 12:26:57
5 puan verdi
Çek besmele, sığın Hakka
Dertler erir olsa okka
Çatal-kaşık dakka dukka
Yoktur bundan güzel taam.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL