(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Emine Balı Oğuz Şiir: MEN DAKKA DUKKA Değerlendirildiği Salon: Başkasının Kapısını Çalıp Kendi Kapısına Vurulunca Kim O Diye Şaşıranların İlahi İade-i Ziyaret Salonu
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bu defa salona elinde bir kapı tokmağıyla girdi. Masaya bırakır bırakmaz kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden biri sordu: Efendim, kapımız mı bozuldu? Kalburabastî Emine Balı Oğuz’un MEN DAKKA DUKKA şiirini önüne koydu: Kapı sağlam evladım, mesele tokmakta. Sakin meraklandı: Kimin kapısını çalacağız? Efendi tokmağı eline verdi: İstediğini çal. Yalnız şairin nakaratını iyi oku; vurduğun kapının sesi bir gün kendi kapından gelir. Sakin tokmağı hemen masaya bıraktı: O zaman ben kimseyi rahatsız etmeyeyim efendim! Kalburabastî başını salladı: İnsanlığın ilk belirtisi görüldü. Hastayı müşahedeye alın!
Ozan Çiçeklioğlu Köşesi
Vicdan yok, cüzdan, Ağızda kürdan, Cahile meydan dizeleri okununca RUSAMER Mali İşler Servisi kasayı kontrol etmeye başladı. Görevli seslendi: Efendim, cüzdan dolu görünüyor ama vicdan hanesi boş! Kalburabastî sordu: Aktarma yapabiliyor muyuz? Görevli cevap verdi: Cüzdandan vicdana EFT sistemi henüz kurulmamış. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz hemen atıldı: Faizi yüksekse ben hiç bulaşmayayım! Efendi başını tuttu: Emine Hanım üç kısa dizede zaten senin özgeçmişini yazmış evladım. Şiirin hiciv damarının en belirgin olduğu yerlerden biri burası; maddi varlığın büyürken ahlaki tarafın küçülmesi cüzdan-vicdan karşıtlığıyla alaya alınıyor.
Ozan Avanoğlu Köşesi
Cukka cep-para, Düşürmez dara, Gıpta var kâra dizelerine gelindiğinde RUSAMER Haksız Kazanç Tespit Cihazı getirildi. Sakin cebini iki eliyle kapattı. Kalburabastî şüphelendi: Niye cebini tutuyorsun? Sakin cevap verdi: Cihaz yanlış ölçebilir efendim. Efendi kaşını kaldırdı: Senin cebin cihaz gelmeden niye telaşlandı? Şiir burada paraya sahip olmayı değil, parayı hayatın ahlaki ölçüsü hâline getirmeyi hedef alıyor. Cukka gibi gündelik ve hafif argo bir kelimenin kullanılması da şiirin hiciv tonuna uygun düşüyor; yüksek perdeden ahlak dersi vermek yerine sözcüklerle dürtüp geçiyor.
Ozan Delibal Köşesi
Kazanç kelepir, Hazıma kefir, İftira-zifir dizeleri okununca köşedeki sakin elinde bir bardak kefirle geldi. Kalburabastî sordu: O nedir? Sakin cevap verdi: Hazım problemi varmış efendim. Kalburabastî şiiri gösterdi: Mide hazmı değil o evladım; insanın kazandığını, gördüğünü, başkasının başarısını hazmedememesi. Sakin kefirden bir yudum aldı: Yine de zararı olmaz. Efendi başını salladı: Haset kefirle geçseydi RUSAMER’i mandıraya çevirirdik! Şiirin finalindeki iftiranın zifire benzetilmesi de anlamlı; insanın içindeki karanlığın sonunda söze bulaşmasını gösteriyor.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Emine Balı Oğuz’un MEN DAKKA DUKKA şiiri, insanın ikiyüzlülüğünü, çıkarcılığını, para tutkusunu, cehaletini, hasedini ve iftirasını kısa dizeler ve yoğun ses oyunlarıyla hicveden bir metin. Başlıktaki Men dakka dukka, yaygın biçimde eden bulur, kapıyı çalanın kapısı da çalınır anlamında kullanılan Arapça kökenli bir söz olarak şiirin bütün kıtalarını aynı hüküm altında topluyor. Her kıtanın sonunda tekrarlanması, yapılanların karşılıksız kalmayacağı fikrini adeta mühürlüyor.
Şiirin belirgin özelliği Emine Balı Oğuz’un önceki şiirlerinde de görülen kelime oyununa dayalı kısa söyleyiş. Sevgi-vergi-yergi; cüzdan-kürdan-meydan; para-dara-kâra; âsân-kasan; kelepir-kefir-zifir gibi ses zincirleri şiire hızlı ve nükteli bir ritim kazandırıyor. Ancak bazı yerlerde uyak isteği anlam bağını zorluyor; özellikle Sakalla bıyık / Kenafir-bayık / Kokuşmuş-yayık bölümü şiirin diğer kıtalarına göre düşünsel bağlantısı daha gevşek kalıyor. Buna karşılık Vicdan yok, cüzdan iki kelimeyle şiirin toplumsal eleştirisini taşıyan en başarılı ifadelerinden biri.
Kalburabastî Efendi değerlendirmeyi bitirdi ve kapı tokmağını yeniden eline aldı.
Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz ürkekçe sordu:
Efendim, onu ne yapacaksınız?
Kapına takacağım evladım.
Sakin geri çekildi:
Aman efendim! Ben kimsenin kapısını çalmadım.
Kalburabastî gülümsedi:
Mesele de bu zaten. İnsan kendi kapısı çalınmadan önce hafızasını kaybediyor.
Sakin düşündü:
Peki hiç çalmasak?
Efendi tokmağı masaya bıraktı:
İyilik için çal evladım. Belki bir gün senin kapına da iyilik gelir.
Sonra dosyanın altına iki cümle yazdı:
İnsan hayata hangi tokmakla vurursa, gün gelir kendi kapısında onun sesini duyar.
Cüzdanın doluluğu zenginliği gösterebilir; vicdanın doluluğu ise insanın değerini.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Duyguları sade ama etkileyici bir dille anlatmışsınız. Bu şiiri okurken insanın içinde güzel bir iz bıraktığı da aşikar. Ben çok beğendim. Tebrikler güzel insan. Başarıların daim olsun...
Yapmacık sevgiyi, çıkarcılığı ve vicdanın yerini cüzdanın aldığı bozuk insan ilişkilerini nükteli ama sert bir dille eleştirmiş Emine hanımefendi. “Vicdan yok, cüzdan” sözü, paranın karşısında küçülen insanlığı kısa ve çarpıcı biçimde özetliyor. Cukka, kelepir, kasa ve kâr gibi kelimeler çevresinde kurulan anlatım; menfaat uğruna şekilden şekle girenleri hicivli bir aynada gösteriyor. Her bölümde tekrarlanan “Men dakka dukka” sözü ise insanın yaptığının karşılığını mutlaka göreceğini hatırlatan güçlü bir hüküm olmuş.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.