2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma
Kendi canımdan da çok sevdim sizi,
Yüreğimde yanan kordur bu sızı.
Gözümde canlanır her birinizin izi,
Yusuf Oğuz, Nursima... Dinmez bu acı.
Sizleri bir anlık unutamadım,
Boş kalan odada adım atamadım.
Nereye baksam var, unutamadım,
Özlem ateşidir bağrımın tacı.
Kaçıncı gün geçti, sayamadım ben,
Gözümün yaşını silmedim hepten.
Göremedim sizi, koptum bedenden,
Bu kara yazının yoktur ilacı.
Bilmezdim içimin böyle yanıp söneceğini,
Sizler için feda ettim kendimi.
Yıkıp da geçtiniz gönül bendimi,
Gidişiniz oldu ömrün talanı.
Umutla beklerim her gün yolunuzu,
Ararsınız diye açtım kolumu.
Kader böyle çizdi benim yolumu,
Gözüm telefonda, beklerim canı.
Sadece bir ihtiyaç varken anıldım,
"Baba" deyişinize nasıl sarıldım.
Böyle bir yokluğa candan kırıldım,
İçimde büyüttüm gizli figanı.
Hangi sargı bezi sarar bu yarayı?
Durduramaz kimse sızan kanımı.
Karanlık kapladı köşkümü, sarayı,
Gidişiniz aldı sanki canımı.
Dilimde adınız hece hece yar,
Sizsiz bu koca dünya bana dar.
Sol yanımda durmaz bir yangınım var,
Eritir içimde olan imkanı.
Bir gün duyulur mu bilmem bu sesim,
Evlat ateşiyle bitti nefesim.
Sizden başkasını yok ki kederim,
Tüketti bu hasret koca insanı.
Gönül yarasıyla bekler bu baba,
Boşa mı harcandı verilen çaba?
Bir mesaj, bir selam gelir mi acaba?
Sarıp sarmalayın dertli kalbimi.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.