Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
Güldecan
Güldecan

KIZIL GÜL

Yorum

KIZIL GÜL

( 9 kişi )

7

Yorum

14

Beğeni

4,6

Puan

145

Okunma

KIZIL GÜL

KIZIL GÜL

KIZIL GÜL
​Tarihlerden süzülen, sensin tek şeref yolum;
Hilalinin mührüne, hâlis ferman olayım.
Şafakların gururu, ey şanlı kızıl gülüm;
Ayına, yıldızına, canla kurban olayım.

​Bu ay yıldız, bu millet, benim ebedi derdim;
Uğruna can vermekten, kaçınmaz hiçbir ferdim.
Gök kubbeyi yıkmazsam, başlarına namerdim;
Sana kem göz bakana, dar-ı zindan olayım.

​Sarsılmaz bu imanla, bin ölür bin doğarım;
Hainin emelini, sinesinde boğarım.
And olsun ki göklere, fırtınayla yağarım;
Gayri milli olana, coşkun tufan olayım.

​Cenk tutarken yiğitler, arşa değer sesimiz;
Al sancağa bürünmek, bizim son nefesimiz.
Şühedanın izidir, ebedi adresimiz;
O mübarek sofrada, vakti mihman olayım.

​Gölgende bereketli, başaklar boy veriyor;
Uluğ Türk’ün ruhuyla, asalet soy veriyor.
Senin için koşanlar, canından pay veriyor;
Dalgalandığın burçta, muhkem kal’an olayım.

​Seninle payidardır, şanı yüce devletim;
Sende bulur anlamı, en aziz hürriyetim.
Feda olsun yoluna, cümle mülküm servetim;
Sen yeter ki dalgalan, sonsuz seman olayım.

Güldecan’ım Oğuz’dan doğmuştur yıldızımız;
Fatihlerden emanet, bizim alın yazımız.
Bayraksızlar ne bilsin, şehadettir hazzımız;
Şavkın düşsün kanıma, aşkla mestan olayım.
Sonsuzluğa kazınan, ölmez destan olayım.

GÜLCAN ŞAHİN

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

89% (8)

1.0

11% (1)

Kızıl gül Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kızıl gül şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KIZIL GÜL şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
29.8.2026 22:28:39
5 puan verdi
Şaire, şiire, güne merhaba
Güzeldi eser, her zaman ki tat ve deminde
Biz de okuduk ve kutladık değerli şairi, yazdıran yüreğini ve kalemini
Nice güzel şiirlere, yelken açman dileklerimle
Şiirle kal,sevgiyle kal, hoşça kal
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
29.8.2026 15:57:46
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Gülcan Şahin
Şiir: Kızıl Gül
Değerlendirildiği Salon: Bayrağı Görünce Hazırola Geçip Sonra Gökyüzüne Nöbet Yazdıranlar Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi bu defa salona öyle alelade girmedi; kapının önünde durdu, ceketinin düğmesini ilikledi, başını kaldırdı. Çünkü Gülcan Hanım ilk kıtada hilali mühür yapmış, kızıl gülü bayrağa çevirmiş, ayla yıldızı göğe yerleştirmiş, daha şiir başlamadan canını da kurban listesine yazdırmıştı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerden biri elinde dosyayla yaklaştı: Efendim, bu şiiri RUSAMER'e yatıracak mıyız? Kalburabastî Efendi kaşlarını kaldırdı: Yatırmak ne kelime! Şiir bizden önce hazırola geçmiş. Biz yanlış hareket edersek bizi yatırır!

Ozan Duranoğlu Köşesi

İlk kıtadaki Hilalinin mührüne, hâlis ferman olayım dizesini okuyunca köşedeki Hacı Veli meseleyi resmî evrak sandı. Mühür var, ferman var; hemen Yazı İşlerini çağırdı: Bunun sayı numarası nerede? Kalburabastî Efendi önünü kesti: Buradaki mühür devlet dairesinin mührü değil, bayrağın gökteki imzası! Hacı Veli yine de rahat etmedi: Peki ferman kime tebliğ edilecek? Efendi kızıl gülü gösterdi: Millete. Hacı Veli başını salladı: O zaman zimmet defterine sığmaz Efendim; seksen küsur milyon imza lazım!

Âşık Kul Halil Köşesi

İkinci kıtada işler sertleşti:

Gök kubbeyi yıkmazsam, başlarına namerdim.

Köşedeki kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz derhâl Çevre ve Şehircilik birimini aradı: Acil yıkım ihbarı var! Neresi yıkılacak? Gök kubbe! Ekip telefonu kapatacakken Kalburabastî Efendi yetişti: Kimse vinç göndermesin! Bu hamaset dilidir. Sakinimiz rahatladı: İyi oldu Efendim; gök kubbeyi yıksak molozu nereye dökeceğimiz belli değildi! Efendi de uyardı: Bayrağa kem göz bakana zindan diyor; sen şimdilik gözlerini uslu tut!

Âşık Vebali Köşesi

Üçüncü kıtada bin ölür bin doğarım denilince RUSAMER Nüfus Müdürlüğünün bilgisayarları kilitlendi. Memur hesap yaptı: Bir insan bin defa doğarsa her doğumda yeni kimlik mi çıkaracağız? Kalburabastî Efendi masaya vurdu: Mecaz kardeşim, mecaz! Bu milletin yeniden ayağa kalkma iradesini anlatıyor. Memur rahatladı ama bu defa Fırtınayla yağarım dizesine takıldı. Meteorolojiyi aradı. Görevli sordu: Yağış türü? Memur cevap verdi: Gülcan Şahin! Meteoroloji üç günlük tahmin sistemini kapatıp öğle arasına çıktı.

Sağır Ozan İsmail Sağır Köşesi

Dördüncü kıtada cenk sesleri arşa değince köşedeki sakin desibel ölçer getirdi. Kalburabastî Efendi şaşırdı: Ne yapıyorsun? Arşa değen sesin kaç desibel olduğunu ölçeceğim! Efendi cihazı aldı: Şehitlikten, al sancaktan ve son nefesten söz edilen yerde sen hoparlör testi mi yapıyorsun? Ardından O mübarek sofrada, vakti mihman olayım dizesini okuyup ciddileşti. Buradaki sofra, gündelik bir sofra değil; fedakârlık ve şehadet tasavvurunun manevi diliydi. Efendi yalnız şu notu düştü: Bazı sofralarda ikram yemek değil, hatıradır; oturan da önce hürmetini yanında götürür.

Beşbucaklı Hacı Ahmet Ağa Köşesi

Beşinci kıtada başaklar boy verdi, Türk'ün tarihî hafızası devreye girdi, insanlar bayrak için canından pay verdi. Sonunda şair Dalgalandığın burçta, muhkem kal’an olayım deyince Hacı Veli hemen tapu krokisini açtı: Burca kale yapılacakmış! Kaç metrekare? Kalburabastî Efendi sinirlendi: Adam bayrağı koruyan kale olmak istiyor, sen emsal hesabı yapıyorsun! Hacı Veli boynunu büktü: Efendim, şiirin başından beri gök kubbe yıkılıyor, tufan kopuyor, şimdi kale yapılıyor. Ben bunun imar planını çözemezsem emekliliğimi isteyeceğim!

Âşık Diyarî Köşesi

Altıncı kıtada şair bu kez işi tamamen mal varlığına götürdü:

Feda olsun yoluna, cümle mülküm servetim.

RUSAMER Tapu Müdürlüğü alarma geçti. Görevli sordu: Kaç taşınmaz? Bilinmiyor. Kime devrediliyor? Bayrağa. Bedel? Sıfır. Kalburabastî Efendi açıklama yaptı: Burada tapu devri yok; vatan sevgisinin maddî varlığın önüne konulması anlatılıyor. Görevli dosyayı kapattı ama son dizede Sonsuz seman olayım ifadesini görünce tekrar açtı: Efendim, semanın tapusu bizde değil. Kalburabastî güldü: Çok şükür! Bir de gökyüzünü parselleyip hisseli tapuya çevirmeyin!

Ozan Avanoğlu Köşesi

Son kıtada Oğuz'un ocağı, Fatihlerden emanet, yıldız, bayrak, şehadet ve destan aynı meydana çıktı. Köşedeki sakin önce tarih atlasını, sonra nüfus kütüğünü, ardından sancak defterini masaya koydu. Kalburabastî Efendi hepsini kaldırdı: Şair burada arşiv belgesi düzenlemiyor; tarihî devamlılık duygusu kuruyor. Oğuz geçmişin hafızası, Fatihler mirasın sembolü, bayrak ise bütün bunları bugüne taşıyan ortak işaret. Sakinimiz son iki dizeyi okuyunca sordu: Şavkı kana düşerse laboratuvar tahlilinde çıkar mı? Efendi sandalyesini geriye itti: Çık dışarı! Yedi kıtadır seni millî şuur sahibi yapmaya çalışıyoruz, sen hâlâ hemogram peşindesin!

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Kızıl Gül, baştan sona yüksek sesli bir bayrak ve vatan şiiri. Başlıktaki kızıl gül doğrudan bayrağın şiirsel karşılığına dönüşüyor; hilal, yıldız, şafak, kızıl renk, gök kubbe, sancak, şehitlik, burç ve sema imgeleri aynı sembolik alanı besliyor. Gülcan Şahin'in tercihi sakin bir vatan sevgisi anlatmak değil; bilinçli biçimde destansı ve hamasî bir ses kurmak.

Şiirin kuvvetli taraflarından biri de tekrar eden olayım yapısı. Şair bayrağı yalnız övmüyor; kendisini sürekli onun karşısında bir göreve dönüştürüyor: ferman olayım, zindan olayım, tufan olayım, mihman olayım, kale olayım, sema olayım, destan olayım... Böylece şiirdeki ben, seyreden değil kendini adayan bir özne hâline geliyor.

Bununla birlikte hamasî şiirde doz önemlidir. Gök kubbeyi yıkmak, bin kere ölmek ve doğmak, tufan olmak, canı-malı bütünüyle feda etmek gibi çok yüksek perdeden imgeler peş peşe geldiğinde birbirlerinin etkisini azaltabilir. Birkaç yerde ses biraz geri çekilirse, al sancak, şüheda, emanet ve hürriyet gibi şiirin esas taşıyıcı kavramları daha güçlü duyulabilir. Çünkü millî şiirin kudreti yalnız yüksek sesinden değil, hafızasından ve inandırıcılığından gelir.

Kalburabastî Efendi nihayet RUSAMER Millî Şuur Şubesinin raporunu okudu:

Hilal yerindedir.
Yıldız yerindedir.
Kızıl gül açmıştır.
Gök kubbe yıkılmaktan son anda kurtarılmıştır.
Nüfus Müdürlüğüne bin doğum bildirimi yapılmamıştır.
Meteoroloji tufan uyarısını geri çekmiştir.
Tapu Müdürlüğünün semayı parsellemesine izin verilmemiştir.
Kale sağlamdır.
Sancak burçtadır.

Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz elini kaldırdı:

Efendim, bayrak dalgalanıyor mu?

Kalburabastî Efendi başını kaldırdı:

Dalgalanıyor evladım.

Öyleyse gerisini fazla kurcalama.
Bazı şeylerin tapusu olmaz, fiyatı olmaz, pazarlığı hiç olmaz.
Adına vatan denir; üstünde dalgalanana bayrak.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Etkili Yorum
Erkan ŞEREMET
Erkan ŞEREMET, @erkan-seremet
29.8.2026 15:32:28
Kaleminizden süzülen her mısra, tarihin derinliklerinden yükselen bir millet sesini taşıyor. Bayrak, vatan, şehadet ve hürriyet duygusunu destansı bir anlatımla harmanlamışsınız. Hilalin ve yıldızın etrafında örülen bu güçlü imgeler, şiire hem heybet hem de manevi bir derinlik katmış. Özellikle şüheda ve al sancak vurguları yüreğe dokunan bir coşku uyandırıyor. Kafiye ve ahenk de şiirin marş tadındaki ruhunu oldukça güzel desteklemiş. Yüreğinize, kaleminize sağlık; böylesine güçlü ve anlamlı bir eseri gönülden tebrik ediyorum.
Lezginya
Lezginya, @lezginya
29.8.2026 14:34:00
5 puan verdi
Kalemin✍️ kavi olsun benim gülüm 🇹🇷🇹🇷🌹
Gönül Pınarı
Gönül Pınarı, @gonul-pinari
29.8.2026 13:17:41
"...Gayri milli olana, coşkun tufan olayım..." dizesinde ifade ettiğniz gibi;
Keşke gayri milli olanlar riyakarları tespit eden özel bir cihaz olsa çünkü günümüzde yalan söylemeyen riyakarlık yapmayan yok gibi milliyim milliyim diyenin de aksinin de yaptıkları ortada.
Ayrıca milliyim milliyim diyenlerin milli gururumuzu milli çıkarlarımızı nasıl ayaklar altına alınmasına sebep ve sessiz kaldıklarını görünce benim kimseye hiç güvenim inancım kalmadı bence genel çoğunluk da böyle düşünmektedir..
Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Saygı ve kalbi selamlarımla Allah Türkü ve Türk Yurdunu korusun.
Erkan Karanfil
Erkan Karanfil, @erkankaranfil
29.8.2026 13:11:45
5 puan verdi
Ataların duası, alnımdaki nişanım;
Törem ile yoğrulan, dimdik duran vicdanım.
Bozkırların çağrısı, ufkumdaki meydanım;
Yurdun her karışında, tunçtan bir bent olayım.

Bozkırsız olmaz

Kalem yürek var olsun
Se
Seğmen güldal., @segmenguldal-
29.8.2026 13:10:30
5 puan verdi
Kızıl gül 👏👏👏👏👏👏👏👏 gönlüne yüreğine sağlık abla bayrak dedimi akan sular duruyor 👏👏👏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL