1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma
Aynı merkezin yüksek devrinde
döndürüldü başı, rengi, hafızası.
Ne leke kaldı kirden sayılan,
ne kumaşın kendi dokusu.
Kendi lekesini arınmak sanan bir kalabalık,
köpüğün ve suyun ritmiyle savruldu.
Şimdi rüzgârın insafında hepsi,
aynı ipe dizilmiş yan yana.
Sıkılmış, kurutulmaya bırakılmış
ve yanındakine değecek kadar yakın,
ama yalnız kendi mandalının darlığıyla sabitleşmiş.
Ne güneş dokunabiliyor özüne
ne rüzgâr farkını söyleyebiliyor renklerin.
Sadece sallanıyorlar,
ip nerede bitiyorsa
orda duran tek tip bir hizada.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.