2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
84
Okunma

Ömer Hayyam,
sen bilirsin bu dünyanın hesabını;
kim neyi haram etmiş,
kim neyi helal saymış
çoktan birbirine karıştırmış insan.
Ben karıştırmam.
Bir kadeh şarap koyarım önüme,
sen karşıma oturursan
kadehin suçu kalmaz.
Çünkü ben sarhoşluğu
şarabın içinde aramam;
sen gözlerini kaldırıp
bir kere bakarsın,
aklım kendi kapısını içeriden kilitler.
Ömer Hayyam,
sen rubailerinde
bir yudumla dünyayı susturmuşsun;
ben bir susuşunda
kendimi kaybettim.
Şarap kırmızıymış,
su berrakmış,
ne fark eder?
Sen yoksan
su bile boğazımda düğüm,
sen varsın diye
acı bile dilimde bal.
Benim haramım
sensiz geçen gecelerdir.
Bir sofraya otururum,
ekmek önümde,
su önümde,
kadeh önümde...
Ama sen yoksan
sofrada ne varsa eksik değil,
ben eksik olurum.
İşte bunu anlat Hayyam,
bir gün yine göğe bakıp
kadehini kaldırırsan.
De ki:
Bazı sevdalar vardır,
ne din adamı çözer onları
ne de dünyanın koyduğu yasak.
Çünkü insan bazen
birini öyle sever ki
onunla içtiği şarap
dua gibi iner içine;
onsuz içtiği suysa
dudakta kalır...
Geçmez.
Ömer Hayyam,
sen şarabı savunmuşsun belki,
ben sevdayı savunuyorum.
Ve bilirim artık:
Haramı helali
kadeh belirlemez.
Bazen bir insan girer hayatına;
ne içtiğine değil,
kiminle içtiğine bakarsın.
Benim bütün hesabım bu.
Sen yanımda ol,
varsın dünya
bana günah desin.
Sen yoksan
bana cenneti verseler
oturup su bile içmem.
Hikmet Metin Çavdar
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.