2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma

Turuncu bir akşam üstünün tüm güzelliklerinden yazıyorum sana.
Saat, yokluğunu çeyrek geçiyor.
Sicim gibi yağan her anı, nasıl yakarsa yoksul bir yüreği,
Öyle yanıyorum.
Kahverengi dallarda açan yeşilleri görmesin gözüm,
Hemen seni anımsıyorum.
Her renk senin tuvalinde vücut buluyor.
Gökyüzüne bak,
Kırdığın tüm heveslerimi saldım.
Şimdi hepsi sana ışık tutuyor.
Gün griye çalarken suçüstü yakaladı kanadı kırık bir şiir parçası.
Ve ismim şair diye anılıyor.
Ne garip...
Kaç patika sevda eridi ayaklarımın altında bilemezsin
Tanıdık bir mevsimin yolunu gözlüyorum
İzmaritler küllüğe sığmıyor. İyi miyim?
İyi olmayı özlüyorum.
Sütten ağzı yananlar yolundayım ağır aksak adımlarla
Ta şuramda incecik bir anı kanadı.
Ya ağustoslar bozuldu
Ya da ağzımın tadı...
Beş metrelik kuyuya düşmüşüm
Üç metre ip uzatmışsın.
Yoksun desem yalan varsın desem eksik...
Gel gelelim bir cesedi yüklenmiş gidiyor ruhum
Zil zurna pusulamın menzilinde yoksun.
Dallarım göğü kucakladıkça köküm daha çok toprağa sarılıyor.
Ne yapsam uçamayacağım, bu çocuk en çok buna darılıyor...
Emreİnan
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.