2
Yorum
23
Beğeni
0,0
Puan
86
Okunma

o eşsiz bakışların altında eriyordum
sessiz bir fısıltı çınlıyordu sanki içimde
görmezden gelinmeyen o arzular
damarlarımda köpüren kanla çağlıyordu
sözcükler artık yetmiyordu dile
yanarken dudaklarım
ateşe kesiliyordu sanki bedenim
artık tutkunun zincirinde bir esirdim
ellerin dokundukça
doyumsuz bir yankı
masumiyetinle birlikte çocuksu bir gülüş
aynı anda ışıldayan gizli bir kıvılcım
çıplak tenindeki o kuraklık
hala yağmuru bekliyordu
her damlaya olan hasretin gibi
susuzluğun bitmeyen bir sırdı artık
öptüğün yerde kızıllık
küllerinden doğan alev gibi
şafakta kızaran gökyüzü
kumları bile ayaklarımın altından alıp götürürken
bulutlar yeni bir sevişmenin sarhoşluğunda
dans ediyordu
ve senin o solgun bakışlarında
sönüyordu bütün yangın
geriye yalnızca
arzular kalıyordu
altın sarısı kızıllığın altında...
*
Mehmet Demir
21821
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.