1
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
51
Okunma
Allah’ım,
Bu gece sana ne diyeceğimi bilmiyorum.
Belki de ilk defa kelimelerim, içimde taşıdığım kadar ağır.
Bana sorarsan, “nasılsın?” deme.
Çünkü bilmiyorum.
Bir sabah uyandım ve içimdeki insanın benden biraz daha uzaklaştığını fark ettim.
Bu öyle büyük bir acı değildi, ben büyük acılar tanıdım ve onlarla baş etmeyi öğrendim,
bu farklı bir sızı, daha sessiz daha acı.
Her gün biraz daha az hissediyorum.
Eskiden bir çiçek görsem içim yumuşardı,
bir şarkı duysam eskileri anımsatırdı,
kalbimi bir sıcaklık sarardı,
birinin güzel bir sözü, günümü değiştirebilirdi.
Şimdi ama bir şey oluyor,
sanki kalbimin kapısına yıllardır kimse uğramamış.
Sanki ben,
kendi içimde yaşamaktan vazgeçmişim de
yalnızca hayatın gerektirdiklerini
yapıyorum.
Allah’ım,
ben çok şey taşıdım, kimse görmeden taşıdım,
kimse bilmeden,
bazen “iyiyim” diyerek, bazen gülümseyerek, bazen susarak.
Bir insanın susmasının kaç ton ağırlığında olduğunu kimse bilmez,
omuzlarımda insanların yüklediği hayalkırıklıkları var,
sırtımda yarım kalmış hikayeler,
avuçlarımda kimseye gösteremediğim kırgınlıklar.
Bazen kendime bile itiraf edemedim ne kadar yorulduğumu,
çünkü bana hep güçlü olmam gerektiği öğretildi.
Dayan. Sabret. İdare et.
Affet. Anla.ve Sus.
Biraz daha ver, biraz daha taşı dedi içimde oturan o ses,
bende taşıdım Allah’ım,
Şimdi sana soruyorum Allah’ım,
ben yoruldum, hemde öyle bir yoruldum ki,
dinlenmek bile yetmiyor.
uyuyorum, ruhum uyanık kalıyor,
gülüyorum, içim yalnızca üşüyor,
aynaya bakıyorum,
karşımda hala aynı kadın / adam var, ama ben onu tanıyamıyorum.
Ne ağlıyor, ne gülüyor yalnızca bakıyor.
Sanki hayat, kalbinin bütün renklerini birer birer almış gibi.
Allah’ım,
gülü kim attı? taşı kim?
Bunca yük gerçekten benim miydi?
yoksa ben,
başkalarının bıraktığı taşları da kendi yüküm sanıp yıllarca sırtımda mı taşıdım?
Bilmiyorum.
Ama artık ellerim yoruldu, bir taş daha kaldıracak gücüm yok,
ne olur benden güçlü olmamı isteme,
bir süreliğine yalnızca kulun olmama izin ver.
Hiçbir şeyi düzeltmeden,
kimseyi kurtarmadan,
kimseye yetişmeden,
kimsenin yarasını kendi kalbime koymadan.
Bırak biraz da ben ağlayayım, hem de sebebini anlatmadan,
bırak içimde biriktirdiğim bütün “iyiyim”ler gözyaşı olup aksın,
çünkü ben çok uzun zamandır ağlayamıyorum Allah’ım.
Gözyaşım kuruduğundan değil…belki içimde ağlayacak yer kalmadığından.
Sen biliyorsun,
benim kimseye anlatamadığımı sen biliyorsun.
Gece herkes uyuduğunda içimden geçenleri,
bir cümleyi söyleyemeden yuttuğum heceleri,
kimse fark etmeden ruhumu tamir edişlerimi,
bir kapının gölgesinde sessizce bastırdığım hıçkırıklarımı…
Sen biliyorsun.
Ben kendimi bile anlayamazken sen beni biliyorsun Allah’ım…
Beni benden önce sen bul,
ben kendime geç kaldım,
çok uzun zamandır herkese yetişmeye çalışırken kendimi geride bıraktım,
şimdi dönüp baktığımda, geride bıraktığım kadının
hala beni bekleyip beklemediğini bile bilmiyorum.
Eğer hala oradaysa…ne olur onu bana geri getir,
bana yeniden hissetmeyi öğret,
bir sabah uyandığımda içimde küçük de olsa bir sevinç bulayım.
Bir çiçeğe bakınca yalnızca çiçeği görmeyeyim,
bir şarkı duyunca içim sızlasın,
birinin güzel sözüne yeniden inanabileyim,
kalbim yeniden bir şey beklesin,
ama en çok da…
kendime yeniden merhamet edebileyim.
Çünkü ben kendime çok kızdım.
Çok susturdum kendimi.
Çok erteledim.
Çok affettim.
ve çok dayandım.
Allah’ım,
eğer bu yaşadıklarımın bir hikmeti varsa,
bana onu hemen gösterme,
şimdilik sadece biraz hafiflik ver,
her şeyi anlamak istemiyorum,
her yaranın neden açıldığını bilmek istemiyorum.
Benim ihtiyacım senden cevap almak değil
başımı koyabileceğim bir yer, ben başımı sana yaslamak istiyorum.
Bütün yüklerimle,
bütün kırgınlıklarımla,
bütün eksiklerimle,
bütün sustuklarımla,
bütün “neden” lerimle…
Senden hiçbir şey istemeyecek kadar yorulmuşken bile,
içimde bir yer hala sana dönüyor,
belki benim en büyük duam da budur,
bunca yorgunluğun içinde hala sana dönebiliyor olmak.
Demek ki tamamen bitmemişim,
demek ki içimde hala küçücük bir yer var,
kimsenin dokunamadığı,
kimsenin kıramadığı,
yalnızca sana ait olan bir yer.
Ne olur o yeri koru Allah’ım,
ben artık kendimi koruyamıyorum.
Bir gün yeniden gülersem…
Bırak o gülüş yıllardır taşıdığım
bütün taşların arasından çıkmış bir çiçek olsun,
o zaman anlayayım, gülü sen atmışsın.
Şimdi bırakıyorum
bugüne kadar taşıdığım ne varsa sana bırakıyorum,
ben biraz dinlenmek istiyorum, sadece kulun olmak istiyorum.
Ve senden tek bir şey diliyorum,
içimde yetim kalan ne varsa sevginle yeniden yeşert.
Amin.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.