Çoğu zaman babama acıdığımı hissederdim, ona sevdiğimi söylemediğim için. aslında kendime acıyordum. benim söylemeye ihtiyacım, onun duymaya ihtiyacından daha fazlaydı.
trevanian
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, kapıyı açıp salona bu defa pilot gözlüğü, koltuğunun altında katlanmış bir paraşüt ve elinde Attan Eşeğe Mecburi İniş Talimatnamesi ile girdi. Paraşütü masaya bırakıp yukarıyı işaret etti: Melahat Çetinkaya uyarmış; fazla havalanmayın! Biz yine de tedbirimizi aldık. Çünkü bazıları öyle bir yükseliyor ki düşünce eşeğe değil, doğrudan ibretlik vakalar arşivine iniyor.
Feymani Köşesi’nden İrtifacı Haydar: Şiir baştan sona insanın ayağını yerden kesen kibirle uğraşıyor. Haram kese, garibin ahı, cahille düşüp kalkmak derken mesele dönüp dolaşıp karaktere geliyor. Attan eşeğe düşmek mesele değil; eşeğin üzerinde hâlâ atlı olduğunu zannetmek asıl felaket.
Veysi Kabaca Köşesi’nden Sırçacı Bekir: Gönül sırça bir saraydır dizesinin önünde durmak lazım. Gönül kırmanın telafisi her zaman mümkün değil. Şair nefisle savaşı da işin merkezine koymuş. Düşman içerideyse hududa asker yığmanın faydası yok; insan önce kendi içindeki kaleyi zapt edecek.
Delibal Köşesi’nden Tersrüzgâr Şaban: Şiirin nasihat damarı kuvvetli; halk söyleyişinin sadeliğiyle kibirden harama, gönül kırmaktan nefsin terbiyesine uzanıyor. Son bölümlerde ektiğini biçmek ve tersine dönen rüzgâr imgeleri hesabı tamamlıyor. Birkaç yerde söyleyiş sıkılaştırılabilir ama şiirin mesajı açık: İrtifa arttıkça insanın karakteri küçülmemeli.
Kalburabastî Efendi Hazretleri paraşütü tekrar koltuğunun altına sıkıştırıp raporu imzaladı: Teşhis, ileri derecede havalanma ve kronik irtifa sarhoşluğu. Tedavi için bir miktar tevazu yeter. Kabul etmeyene müdahale edilmeyecek; hayat zaten uygun bir yerde mecburi iniş yaptırıyor. 😄
Estağfurullah efendim, biz şiiri RUSAMER’e teslim edince prosedür böyle işliyor. Önce röntgeni çekiliyor, ardından ultrasonu, yetmezse emarı… Kalburabastî Efendi Hazretleri de filmleri ışığa tutup şiirin gönül tarafında çatlak, mizah damarlarında tıkanıklık var mı diye bakıyor.
Şaka bir yana, şiirinize gösterdiğimiz dikkat sizin emeğinize duyduğumuz saygıdandır. Siz gönlünüzü mısralara koyuyorsunuz; bize de o mısraların hakkını vererek okumak düşüyor.
Gönlünüzü fethedebildiysek RUSAMER’in tedavi ücretini peşinen almışız demektir.
Güzel sözleriniz için çok teşekkür ediyorum. Selam ve saygılar bizden de çokçadır.
Şiiri her yönüyle jüri önünde masaya yatırıp emar ,röntgen ultrasonu ne varsa çektirip rapaorunuzu da o her zamanki esprili dille yazarak gönlümü fethediyorsunuz efendim çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size .
Estağfurullah efendim, biz şiiri RUSAMER’e teslim edince prosedür böyle işliyor. Önce röntgeni çekiliyor, ardından ultrasonu, yetmezse emarı… Kalburabastî Efendi Hazretleri de filmleri ışığa tutup şiirin gönül tarafında çatlak, mizah damarlarında tıkanıklık var mı diye bakıyor.
Şaka bir yana, şiirinize gösterdiğimiz dikkat sizin emeğinize duyduğumuz saygıdandır. Siz gönlünüzü mısralara koyuyorsunuz; bize de o mısraların hakkını vererek okumak düşüyor.
Gönlünüzü fethedebildiysek RUSAMER’in tedavi ücretini peşinen almışız demektir.
Güzel sözleriniz için çok teşekkür ediyorum. Selam ve saygılar bizden de çokçadır.
Şiiri her yönüyle jüri önünde masaya yatırıp emar ,röntgen ultrasonu ne varsa çektirip rapaorunuzu da o her zamanki esprili dille yazarak gönlümü fethediyorsunuz efendim çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size .
Kibir insanı her şeyden uzaklaştırir insan olmaktan dağları ben yarattım sanırsın oysa onunda sahibi vardır çıktığın yer değil durdugun yer onemki havalanma
Değerli hocam, “Havalanma” yalnızca bir şiir değil; insanın nefsine, kibirine, yanlışlarına ve hayatın geçiciliğine tutulmuş güçlü bir aynadır. Her dörtlükte ayrı bir öğüt, her mısrada yaşanmışlığın süzgecinden geçmiş bir hakikat var. “İnsan ektiğini biçer” sözüyle başlayıp, insanın kendi yaptıklarının gölgesinden kaçamayacağını böylesine yalın ve akıcı bir dille anlatmanız gerçekten kıymetli.
Anlayana saz, anlamayana davul zurna misali; dersini almak isteyene nice ibretler barındıran bu güzel eserinizi ve değerli kaleminizi gönülden kutluyorum. Kaleminiz daim, ilhamınız bol olsun. Nicelerine… Saygı ve muhabbetlerimle.
Çok anlamlı ve hayatın çıplak gerçeklerini tokat gibi yüzümüze vuran harika bir şiir. Alçakgönüllülük, kul hakkı, helal kazanç ve nefis mücadelesi gibi insanı insan yapan temel erdemleri son derece sade ama bir o kadar da vurucu bir dille özetliyor. Özellikle "Gün olur attan eşeğe binmek ister binemezsin" ve "Gönül sırça bir saraydır" kıtaları, kibir ile kalp kırmanın geri dönüşü olmayan bedellerini çok güzel anlatmış.
İnsanın dünyadaki en büyük savaşının kendi nefsiyle olduğunu ve ah almanın ağır yükünü unutmaması gerektiğini hatırlatan zamansız bir öğüt belgesi gibi.
Kibrin ve gururun tehlikelerinden sakınmayı, cahille dost olmamayı, helal kazancın ve kul hakkının önemini her dörtlükte ayrı bir hayat dersiyle vurguluyor. "Gönül sırça bir saraydır" gibi klasik ama etkisini hiç kaybetmeyen güzel benzetmelerle harmanlanmış; kul hakkı alanın, kibirlenenin veya zalimin yanında duranın gün gelip yalnızlığa ve çaresizliğe mahkûm olacağını kapkara bir gerçeklikle ama bir o kadar da naif bir dille hatırlatıyor. Geleneksel halk şiirinin o ayağı yere basan, öğretici ve vicdana seslenen ruhunu eksiksiz yansıtan; okuyana insanlığını, hattini ve dünyalığın geçiciliğini yeniden sorgulatan çok kıymetli ve hisli bir çalışma. Yazan kalemin, söyleyen yüreğin emeğine sağlık.
Şiir boyunca insanın karşısına bir ayna tutmuşsunuz; kimi yerde “fazla havalanma” diyerek usulca çekmiş, kimi yerde “bulanık sulara dalma” diyerek yol göstermişsiniz. 😊
Her dörtlükte hayatın başka bir gerçeğini hatırlatırken, “istersin ama...” diye biten dizeler insanı hem düşündürüyor hem de hafiften gülümsetiyor. Hele “Mutluluk bir kuştur uçar / Gülmek ister gülemezsin” dizeleri, hayatın ne kadar da elimizden kayıp gidebildiğini güzel anlatmış.
Dili sade, öğüdü derin, mesajı açık bir şiir olmuş. Gönlünüze ve kaleminize sağlık; nice güzel dizelerde buluşmak dileğiyle. 🌿☕
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.