0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Beş paralık ettiğimiz karakterlerimiz için yaşıyoruz şu hayatı.
Sırf içimizden gelen o narsist benliğimizi tatmin etmek için kaynaklarımızı harcıyor,
Bazen bir insanın canına kastediyor,
Bazense kendimizi yiyip bitiriyoruz karanlığımızda.
Ölmek için yaşıyoruz aslında.
Kendimize bazı sonlar yazıyoruz,
Sanki fikirlerimizin bu konuda bir tesiri varmış gibi...
Ömrümüzü; ölümü bir kurtuluş gören ama ölümden bir o kadar korkan nesiller yetiştirmeye adıyoruz.
Sonra ölümden daha beter bir korku kaplıyor içimizi:
Bir belirsizlik korkusu
İnsan, yaşadığı 70-80 yılda ezdiği bir tek karıncayı bile düşününce
Cehennemin ateşini bu dünyada harlamaya başladığını anlıyor.
Cennete girmeyi geç.
Asıl insanın düşünmesi gereken şey:
Cehennemin kollarından nasıl kurtulacağı...
Saçımın telinden ince, Ali’nin kılıcından keskin köprü gerilince,
Cehennemin üzerinde bir ben...
Yapayalnızsın, yapayalnızım.
Hani insan korkuyor; geçmek de var, geçememek de.
Kaplumbağa gibi cehennemin ateşini hissederek azap içinde geçebilmek de var,
Ölüme giden bir atlı asker gibi koşmak da var.
Ölümden beter cehennem var.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.