2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma

İnsan, aynaya benzemez; her bakan onda kendini bulamaz.
Yüzünde bir ömür taşır: çocukluğundan kalan kuş sesini, annesinin sessizliğini, babasının yarım kalmış duasını.
Kişilik dediğin, rüzgârda salınıp ilk fırtınada kırılan dal değildir.
Alkışla boy atmaz, yergiyle de solmaz. Kökü, vicdanın derin toprağında tutunur.
Bir gün herkes kendi sesini yitirdiğinde, sen kendi sessizliğini koruyabiliyorsan, işte orada başlar insan olmak.
Çünkü kalabalıklar çoğu zaman doğrunun değil, yüksek sesin peşinden gider.
Oysa hakikat, eski bir dost gibi kapını usulca çalar.
Kendini satmadan yaşamak…
Belki de hayatın en zor şiiridir. Bir lokma ekmeği paylaşırken gözlerini kaçırmamak, güçsüzün yanında durmak, yanlışa “hayır” diyebilmek…
Bütün unvanlardan daha büyük bir onurdur.
Gün gelir, adın unutulur, fotoğrafların solar, sesin rüzgâra karışır.
Ama ardında bıraktığın dürüstlük, bir çocuğun gülüşünde, bir dostun duasında, bir yabancının umudunda yeniden filizlenir.
İnsan, yalnızca yaşadığı yıllarla değil, koruyabildiği kişiliğiyle ölümsüz kalır.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.