2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma

Uyan bre gafil!
Dar ağacındayız!
Ey gafil…
UYAN!
Bu gece
yalnız bedenlerimiz değil,
suskunluğumuz da asılıyor.
Boynumuzda ip,
cebimizde boşluk,
evimizde eksik ekmek…
Ve sen hâlâ
seyrediyorsun!
Sana söylüyorum:
Zulüm
kapına geldiğinde
“Ben görmedim” diyemezsin.
Çünkü gördün!
İşçinin nasırlı elini gördün.
Çocuğun aç gözünü gördün.
Ananın sessiz ağlayışını gördün.
Gençlerin bavulsuz gidişini gördün.
Gördün de sustun!
Şimdi soruyorum:
Daha ne kadar susacaksın?
Daha kaç ekmek bölünecek
bir lokmaya?
Daha kaç umut kırılacak
bir gecede?
Daha kaç insan
kendi ülkesinde
yabancı gibi yaşayacak?
YETER!
Çünkü biz
kader diye önümüze konulan
her zinciri kabul etmiyoruz!
Biz
korkuya diz çökmüyoruz!
Biz
insanın insana kulluğunu
kabul etmiyoruz!
Bir yumruk yükselirse
tek başına değildir!
Bir ses çıkarsa
ardında binlerce ses vardır!
Bir insan
“ADALET!” diye bağırırsa
o kelime
duvarlardan taşar,
meydanlara yürür,
tarihin kapısını çalar!
Ve tarih bilir:
Hiçbir düzen
sonsuz değildir!
Sessizlik
Ey gafil…
Sana düşman değiliz.
Seni uyandırmaya geldik.
Çünkü sen uyurken
başkaları bizim geleceğimizi yazıyor.
Sen susarken
başkaları çocuklarımızın yarınını satıyor.
Sen korkarken
başkaları korkuyu
saltanatına dönüştürüyor.
UYAN!
Ayağa kalk!
Çünkü insan
yalnız nefes almak için yaşamaz.
Onur için yaşar.
Özgürlük için yaşar.
Eşitlik için yaşar.
Ve gerektiğinde
karanlığın karşısında
tek başına bile
dimdik durur!
Dar ağacındayız…
Ama boynumuz eğik değil!
İp elimizde değil belki,
ama sözümüz elimizde.
Ve sözümüz şudur:
İNSAN YAŞAYACAK!
ÇOCUK GÜLECEK!
İŞÇİ HAKKINI ALACAK!
ADALET GELECEK!
Ve bir gün
bu meydanlarda
cellatların adı değil,
ÖZGÜRLÜĞÜN ADI
YANKILANACAK!
Dar ağacındayız…
Ama hâlâ buradayız.
Çünkü daha söyleyecek sözümüz var!
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.