1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Ahmet Telli’nin "Çocuksun sen" şiirinden esinlenerek yazılmıştır. Aynı zamanda üzerinde çalıştığım "Dilfiruz" adı romandan’da esinlenmiştir.
Çocuksun sen,
yağmur yağınca gökyüzünü suçlayacak kadar saf,
bir serçenin kanadında
eve dönmeyi düşleyecek kadar umutlu.
Ben ise
ellerimde büyümüş suskunluklarla geldim sana.
Sen gülünce,
yıllardır kapalı duran bir pencere açıldı içimde.
Çocuksun sen;
kırılmış oyuncakları bile affeden,
geceyi korkuyla değil,
yıldızlarla hatırlayan.
Ben ise
her yıldızı biraz eksik saydım.
Gecelerle konuştum uzun uzun,
hiçbir sabahın bana uğrayacağına inanmadım.
Yorgun bir ağacın gölgesi kadar yalnızdım.
Çocuksun sen,
ellerini uzatırken hiçbir şey istemeyen,
yalnızca sevmeyi bilen.
Bir papatyanın kalbi kadar sessiz,
bir dere kadar duru.
Ben ise
sevmeyi hep geç öğrendim.
Kalbimi saklamayı,
yaralarımı gülüşlerimin ardına gizlemeyi öğrendim.
Sonra sen çıktın karşıma,
bütün bildiklerim utandı.
Çocuksun sen,
bir çiçeği koparmaya kıyamayan,
rüzgârın sesini bile incitmekten çekinen.
Dünyayı hâlâ güzel sanacak kadar temiz.
Ben ise
güzel olan her şeye geç kalmıştım.
Adını bilmediğim sokaklarda
kendimi aramaktan yorulmuş,
kalbimi çoktan kaybetmiştim.
Çocuksun sen,
gözlerine bakınca
bütün mevsimlerin aynı anda çiçek açtığı.
Ben ise
ömrünü beklemekle geçirmiş biri gibi,
sana baktıkça
ilk kez âşık olan.
Reyhan Ülgü
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.