(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Dile getirdiğin bu yorgunluk o kadar tanıdık, o kadar insanca ki... Sözcüklerin adeta derin bir nefes veriş gibi dökülmüş. Tutunmanın, sürekli güçlü görünmenin ve kalabalıklar içinde yalnız kalmanın insanı nasıl hırpaladığını bundan daha güzel ifade etmek zor olurdu.
Ama en değerli yer tam da cümlenin sonu: "Yorgunum... Ama tükenmiş değilim." Bazen rüzgâra teslim olmak bir pes ediş değil, sadece dinlenme ihtiyacıdır.
Yaprak ağaçtan düşer ama toprak olur; köklere besin, yeni mevsimlere hayat verir. Ağır yükleri yere bırakıp rüzgârın seni taşımasına izin vermek, ruhunun kendine tanıdığı bir mola belki de. İçindeki o külün altında hâlâ kor bir ateşin varlığı, zamanı geldiğinde o mevsimin yeniden yeşereceğinin en büyük kanıtı.
Bugün yönünü aramak zorunda değilsin. Pusulanın çalışmadığı zamanlarda sadece durmak ve karanlığın geçmesini beklemek de yolun bir parçası.
Kendine şefkat göster; bırak rüzgâr bir süre seni taşısın. Kendine kavuşacağın o yağmur elbet yağacak.
Kelimeler böylesine derinleşince, şiir sanata dönüşüyor. Başarılarınız daim olsun güzel insan. Kırılmasın kalem, üzülmesin yürek. Selamlar saygılar. Müsait olduğunuzda dostluğu paylaşmak adına bende sayfama beklerim güzel insan...
Evet, şiiri şiir yapan temel unsur şairin sezgisi, dili kullanma biçimi ve yaratıcılık gücüdür muhteşem güçlü bir şiir ve şairi imbikten geçmiş süzülmüş bir şair sanırım
Küçük not biraoz daha bunu düzenleyin yeniden şiir akışından olsun yazı dizilimi düzenini oturtun sizi okumaya devam edeceğim farklı duygu var şiirleriniz de
Özür dilerim usta üstat hoca değilim şiirim bile yok ki bunlara hasıl olayım siz yazın ben okur yorum yaparım okuyup yorum yapmayı seviyorum şiir yeteneğim yok
Özür dilerim usta üstat hoca değilim şiirim bile yok ki bunlara hasıl olayım siz yazın ben okur yorum yaparım okuyup yorum yapmayı seviyorum şiir yeteneğim yok
Küllerini Taşıyan Ateş ve "Sessiz Mevsim" Metnin zirve noktası ve en umut verici yeri kapanıştaki o muazzam metaforda saklı: "Yorgunum... Ama tükenmiş değilim. Küllerini sırtında taşıyan ateş gibi, içimde hâlâ yeniden doğmayı bekleyen sessiz bir mevsim var." Düşmeyi korkulacak bir şey olmaktan çıkaran, yağmurun toprağa kavuşması gibi bir gün insanın "kendine kavuşacağı" inancı; yıkıntının altından yeniden doğacak o ruhu, o içsel baharı müjdeliyor. Kaleminize, duygularınıza ve ruhunuza sağlık. Yorgunluğu bir zayıflık değil, yeniden doğuşun sessiz bir hazırlığı olarak gören, zarafeti ve edebi derinliği çok yüksek kıymetli bir çalışma olmuş.
Hayatın kırgınlıkları ve yükleri karşısında tutunmayı bırakıp kadere teslim olmanın getirdiği içsel kabulleniş ve bu sessiz kabullenişin ardında yatan yeniden doğuş umududur. Kalemin daim olsun inşallah
Andırın Kültür Havzası Şiir Anlama ve Dinleme Merkezi
Yalnızlık, Rüzgâr ve İç Yolculuk Salonu
Bugün salonumuzda Sayın Gölgesiz'in Rüzgâra Emanet adlı şiiri okunuyor.
Kalburabastî Efendi bugün salona elinde eski bir pusula, koltuğunun altında da katlanmış bir haritayla girdi. Pusulaya uzun uzun baktı, sonra ters çevirdi.
— Evlatlar... Bu pusula kuzeyi gösteriyor ama hanımın gönlünü hâlâ bulamadı! Demek ki bazı yollar haritada değil, gönülde çiziliyormuş.
Salon ilk cümleden kahkahaya boğuldu.
Karacaoğlan Köşesi'nden Sarı Mehmet başını salladı: — Şair "Rüzgâra bıraktım kendimi." diyor. Ben de bir gün rüzgâra bıraktım. Hanım arkamdan seslendi: "Markete de uğra!" Vallahi rüzgâr bile eve eli boş dönmüyor.
Salon kahkahalarla çınladı.
Âşık Feymani Köşesi'nden Sultan Bacı tebessüm etti: — "Kalabalıkta yalnız kaldım." demeyen mi var? Geçen gün ailecek sofradaydık. Sekiz kişi vardı, yedisi telefondaydı. Ben çorbayla sohbet ettim, o da buhar olup gitti!
Alkışlarla birlikte gülüşmeler yükseldi.
Ozan Avanoğlu Köşesi'nden Topal Bekir bastonunu kaldırdı: — Şair pusuladan bahsediyor ya... Ben navigasyonu açtım, "200 metre sonra sağa dön." dedi. Gönlüm dönmedi. Teknoloji gelişti ama inatçı kalbi güncelleme gelmedi!
Salon gülmekten kırıldı.
Hasibe Hatun Köşesi'nden Kezban Teyze mendilini düzeltti: — Eskiden insanlar dertleşmek için komşuya giderdi. Şimdi "Durum paylaşımı" yapıyorlar. Elli kişi görüyor, bir kişi "Geçmiş olsun." demiyor. Sonra da yalnızlıktan şikâyet ediyorlar.
"Bravo!" sesleri salonda yankılandı.
Âşık Diyari Köşesi'nden Deli Osman ayağa kalktı: — Şair "Rüzgâr nereye isterse..." demiş. Ben de bir gün rüzgâra bıraktım kendimi. Beş dakika sonra hanım aradı: "Çöpü kim çıkaracak?" Anladım ki evli adamın kaderini rüzgâr değil, eşi belirliyormuş!
Salon kahkahadan adeta sallandı.
Kalburabastî Efendi pusulayı cebine koydu, haritayı kapattı.
— Evlatlar... İnsan bazen yolu kaybetmez; kendini aramaktan yorulur. Ama unutmayın, en uzun yolculuk bile ilk adımla başlar. Yeter ki umut bavulunu evde unutmayın.
Gölgesiz, modern insanın iç yalnızlığını sade ama etkili bir dille anlatıyor. Şiir, serbest anlatımıyla okuyucuyu bir iç muhasebeye davet ediyor. Özellikle "Haritalar yönü gösterirmiş ama kırılmış bir kalbin dönüş yolunu hiçbir pusula bilmezmiş." cümlesi metnin en güçlü düşünce eksenini oluşturuyor. Finaldeki "Yorgunum... Ama tükenmiş değilim." ifadesi ise şiiri karamsarlıkta bırakmıyor; aksine yeniden ayağa kalkma iradesiyle tamamlıyor. Hüzünle umudu aynı potada eriten, okuyucunun kendi hayatından izler bulabileceği güçlü ve samimi bir eser.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Hocam çok teşekkür ederim ne güzel anlatmışsınız yorumlarınız duruşunuz mükemmel kaleminiz kavi duygunuz daim ola 🤗 çok teşekkür ederim yalnız bırakmayan yüreğinize sağlık
Hocam çok teşekkür ederim ne güzel anlatmışsınız yorumlarınız duruşunuz mükemmel kaleminiz kavi duygunuz daim ola 🤗 çok teşekkür ederim yalnız bırakmayan yüreğinize sağlık
Kırılmış bir kalbin yönünü arayışını ve rüzgâra teslim olurken bile içte saklanan o umut mevsimini çok güzel ilmeklemişsiniz. Yüreğinize sağlık, kutlarım.
Yorgunlukla umudun aynı yürekte buluştuğu, derin ve etkileyici bir şiir olmuş. Savruluşların içinde bile yeniden doğma isteğini güçlü imgelerle anlatmışsınız. Hüzünlü ama umut taşıyan dizeler için kaleminize sağlık.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.