3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
76
Okunma
Hayatın en dik yokuşlarında acıyı bir engel değil, tutunacak bir tutamak sayanların hikayesidir. İnsan yaralandığı yerden olgunlaşır, kırıldığı yerden ışık alır. Bizi ayakta tutan şey ruhumuzun özgürlüğü ve hiçbir fırtınanın söndüremediği o bitmek bilmeyen hayallerimizdir. Gece ne kadar karanlık olursa olsun, şafağa duyulan sarsılmaz ümidin ve pes etmeyen bir direnişin nişanesidir bu şiir...
Gece, göğsünde taşır en ağır yükü,
Sessizlik büyütür içimizdeki kökü.
Kırılan her yerimizden yeniden sızar ışık,
Kanayan yaralarla barışık bir yürek,
Acıya tutunarak öğretir bize yürümeyi;
Çünkü düşmek değil, ayakta kalmaktır direnmek.
Kuşlar bilir gökyüzünün gerçek dilini,
Rüzgâra karşı açarlar incecik kanatlarını.
Özgürlük, surların ardında değil,
Gözlerini kapadığında gördüğün mavi derinliktedir.
Bir adım atacaksın toprağa, nasırlı ve cesur,
Kendi yolunu çizen ayaklar asla yorulmaz, bilirim.
Bitmek bilmeyen hayaller biriktirdim cebimde,
Büyüttüm onları fırtınaların tam ortasında.
Ne kışın soğuğu söndürebilir bu harı,
Ne de gecenin karanlığı örtebilir sabahı.
Biz ki, acıdan ümit yontmayı öğrendik;
Her şafak vakti, hayallerimizin sürdüğü yerden
Yeniden başlarız hayata, başımız dik.
Yol biter, hayal bitmez; gece çöker, şafak vazgeçmez!
Vesselam....
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.