1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma
Dünya gürültüsünden yorulup bir yol kenarında durduğum andı. Anladım ki insan nereye giderse gitsin, huzuru dört duvarda değil, sadece kendi içine döndüğünde buluyormuş. Bu şiir, evini kalbinde bulan bir yolcunun sessiz iç döküşüdür...
Yürüyorum öylece yollar bitmiyor,
İçimdeki bu sızı neden gitmiyor?
Şu koca dünyada ben bir yolcuyum,
Bazen kuruyorum, bazen doluyum.
Ev dedikleri şey dört duvar mıdır?
İnsanın sığınacağı bir yer var mıdır?
Anladım, taş bina yuva olmuyor,
Gönül durulmadan çile bitmiyor.
Yorulmak da bizden, susmak da bizden,
Bir dua yükselir şimdi içimden.
Bıraktım dünyanın tüm seslerini,
Buldum kalbimin en doğru yerini.
Kökünü arayan bir çınar gibi yorgun adımlarım,
Sahi, hangi toprağın yabancısı,nerenin yerlisisiyim?
Cebimde biriken yollar mı benim yurdum,
Yoksa göğsümde taşıdığım o sessiz sızı mı yurdum
Şimdi susturuyorum içimdeki tüm menzilleri,
Ne bir şehre aidim artık, ne bir sokağın sesine.
Yangınlardan geriye kalan o dingin külüm;
Evim; ruhumun nefes aldığı o en derin yerdir.
"İnsan en çok kendi kalbinden gurbettedir; oraya varınca yol biter, huzur başlar."
Vesselam...
03.07.2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.