13
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma
Söndü içimde yanan o tek ışık,
Suskunluğum oldu attığım sessiz
çığlık.
Nefes aldığım o tek mabedim yabancı
oldu
Gözümün içine bakıp gitmem diyen
Bir gölge gibi çekildi kuytulara, ne
çabuk unuttu...
Kapattım dünyayla olan bütün
bağlarımı.
Arkasına bakmadan gidenlere bir çift
sitemim vardı oysa,
Onu da gömdüm içimdeki o sessiz
mezara...
Bir harabe kaldı geride, kimsenin
uğramadığı.
İçimde kopan o büyük kıyameti
Benden başka duyan tek bir nefes
yok bu şehirde.
Kime iyilik tohumu ektiysem,
Bana dikenli teller uzattı elleriyle.
Yıllarımı heba ettiğim o masalın
sonundayım işte;
Elde var hiçlik, elde var avuç dolusu
kül...
Ne zaman bir umuda tutunsam,
parmaklarımda kırıldı dalı.
Geceye devrettiğim her gündüz,
geceden daha karanlık kaldı.
Sustuğum yerlerden kanıyorum şimdi,
kimse bilmez.
Zaman dedikleri o amansız derman,
Meğer her geçen gün biraz daha
eksiltirmiş insanı...
İçimdeki o amansız savaş bitmiyor,
Gücüm bir tek şu tuttuğum kaleme,
bir de dolan gözlerime yetiyor.
Kimi kâğıda mürekkep döker, kimi
oluk oluk kan;
Benim nasibime düşen ise damla damla gözyaşı...
Ruhumu daraltan bu karanlığı yırtmaya
gücüm yetmiyor.
Çırpındıkça daha da derine battığım bir
bataklık bu hayat.
Söylesenize, böyle canlı canlı
gömülmek değil de nedir çaresizlik?
Hangi mucize geri getirebilir ki benden sökülüp alınanları?
Taşıyamıyorum artık göğsümdeki bu
devasa kayayı.
Yüzümde yabancı tebessümler
taşımaktan yoruldum.
Kabullendim artık; benim payıma
düşen bu yalnızlığı...
Söndü içimdeki o son kıvılcım da,
Bir daha hiçbir güneş doğmayacak bu
enkazın yarınlarına.
Ayla Kaya
26 07 2026
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.