1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma
bir put koleksiyoncusu şöyle demişti
yanılmak insana mahsustur
kırılmak doğasında var eşyanın
kekeme bir arzuyla arşınladığımda sokakları
gizlerdim hayranlığımı gökyüzünden
çünkü benim de içimden kuşlar havalansın
bulutlar dans etsin isterdim.
uykunun serin sularında yüze değen meltem
sarhoşluğun en katıksız hali derdim
araba tekerleğinin asfaltı öptüğü zamanlarda
terk edilmiş şehirlere benzerdi yüreğim
bir nilüfer kanardı avuçlarımda
saçlarım mazot kokardı
gözlerimse dağıtılmış grev çadırı arsızlığında
kırlangıç çığlıkları bölerken göğün göğsünü,
zaman, cebimde saklı yırtık bir jurnal
seninse gözlerin vardı
o eski yeşil yangınları anımsatan
avuçlarımda ezilen üvezler gibi,
kırmızı yaralardan sorulurdu güzün gelişi
şimdi hangi sokağa sapsam
ayaklarıma dolanan düğümdür ölüm
vitrin camlarında kırılan o ilk heyecan,
o ilk gençlik maceraları
sinema salonlarında gösterimde "yalnızlık"
ellerim üşüyor
kırılmış bir putun
insana mahsus yanılgısıyla
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.