7
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
97
Okunma
PENCEREMİN ÖNÜNDEN
Issız mahallemizin sessiz yolcusu,
Her gün geçer zamanın tavında,
Yağmur sonrası ıslaklığında.
Ürkek tesadüfler, kırık bakışlar,
Selamlaşma tarzında baş sallayışlar.
Gül kurusu bir gülümseme,
İnci dizisi dişler,
İdam mangası gülüşler.
Yeşilin kılıç çeken tonu,
Griye çalan gözler...
Biraz meleğimsi, biraz insansı.
Yutkunmanın iflası,
Nefesin kesilmesi,
Ayağın tökezlemesi
Ve bir gamzeye düşülmesi.
Her gün yola çıkan bahaneler;
Bazen çöp atma, bazen kuşlara yem... Daha neler.
"Kaçırdım mı acaba?" telaşı,
Kapıdan çıkmadan aynaya bakma savaşı.
Sonra bir umutsuzluk,
Keder ve mutsuzluk.
Sonu belli olmayan pencere nöbetleri,
Perde arkası sigara yanıkları,
Sebepsizce sebep aramaları...
Acaba ne zaman geçer bu hâlleri?
Yaşlı bir yüreğin pırpır etmesi,
Ve yorgun gözlerin yol gözlemesi.
Ya bu mahalleden gitmişse,
Ya yolunu değiştirmişse,
Ya bir daha buradan peri gibi geçmezse...
Şuradan gelip geçmek zor mu ki bu kadar?
Bak, seni bekliyor tüm çiçekler, hep ağaçlar.
Geç de değişsin sokağımızın kokusu,
Sinsin tazeliğin esrarlı buğusu.
Geç... yeter ki geç.
Adımların edayla kaldırımda sıralansın,
Yol kenarında güller rüzgârından sallansın.
Olsun, bakma bu yana.
Burnunun dikine yürü ve uzaklaş.
Yine savur gün batımı kızıl saçlarını,
Şöyle hafif hafif dalgalansın.
Bastığın yerlerden kuşlar havalansın.
Farkında olmadan güzelliğinin,
Katkısı olmadan rujun, rimelin...
Bir kuyruklu yıldız gibi yakınından,
Ama değmeden
Dünyaya.
Gel de geç; soranlara gök taşı derim.
Yüzündeki bu sevinç ne, derlerse,
"Her şeyin başı." derim.
"Toz mu kaçtı gözüne?" derlerse,
Utanmam.
"Gözümün yaşı." derim.
Boş ver, sen bakma onlara
Kafana da takma.
Yine gel,
Yine geç,
Yine gül
Penceremin önünden.
Yılmaz Tizgöl
24.07.2026 / Nijni Novgorod
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.