0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
175
Okunma
Bir akşamüstüydü; gölgelerin sokak boyunca uzayıp umutların birer birer kısaldığı,
O kimsesiz ve uğursuz saatlerde başladı her şey, ruhumun derin yarasını sardığı.
Yıllardır sırtımda bir dağ gibi taşıdığım bu ağır, bu görünmez yükle,
Nereye varacağını bile bilmeden yürüdüm durdum bu ıslak caddelerde.
Geçtiğim her dar sokakta çaresizce senin kokunu arayıp dururken ben,
Bu fani dünyanın o buz gibi, o umursamaz duvarına çarptım birden.
Çabaladım, direndim; hayata tırnaklarımı kazıyarak tutunmaya çalıştım,
Ama ne yaptıysam, feleğin o acımasız cilvesine yenilip de ağladım.
Sokaklar el ayak çekip de şehir kendi karanlık kuytusuna çekildiği an,
Ben yine kalbimin tam ortasındaki o sızlayan ağrıyla kalıyorum yaman.
Sanki koca dünya dönmeyi bırakmış da bir tek benim çilem kalmış geriye,
Kaçtığım, saptığım her yolun sonu çıkıyor yine o zalim eskiye.
Bunca yıllık verilen emeğin, bunca sevdalı, gözü yolda bekleyişin,
Karşılığı böyle feryat figan, böyle leş bir yalnızlık mı olacaktı gidişin?
Saatin her tıkırtısı bir bıçak gibi saplanıyor şimdi garip şakaklarıma,
Gecenin bu kör vakti, sessizlik bile feryat ediyor fütursuzca adıma.
Yıldızlar bile küsmüş sanki üstüme, gece zifiri, gece katran karası,
Sanki göğsümün tam üstünde açılmış kapanmaz, derinden bir yara sılası.
Ne bir gelen var soran, ne de bu fırtınayı dindirecek bir tek nefes,
Yalnızlığın ta kendisiyim artık; ne bir ses duyan var, ne de giden ses...
Kime dokunsam yabancı, kime derdimi açsam duvar kadar dilsiz ve sağır,
Fırtınada yelkeni yırtılmış bir sandal gibi dalgalar beni bağrına çağırır.
Kaç kadeh devirdim derme çatma masalarda sensizliğin o şerefine,
Hiçbiri getirmedi seni geri, söndürmedi içimdeki o cehennem ateşine.
Beni soran olursa o taş yürekli, o vefasız şehre; “Göçtü gitti” deyin,
“Sevdası uğruna tek bir nefes huzur bulamadı, sarardı soldu o rengin.”
Bütün mevsimlerim ayaza döndü, çiçeklerim boyun büktü kara toprağa,
Kendi cenazemi taşıyorum omuzlarımda, sığmıyorum artık bu odaya.
Yeter lan, vursun poyraz bağrıma, batsın bu kalleş, bu düzenbaz devran!
Ben bu ömrü harcadım, bu sevdada yandım kül oldum, kalmadı derman!
Alın; sizin olsun bu sahte aydınlıklar, sizin olsun bu yalan dünya,
Ben bu gece içimdeki son merhameti de saldım gitti bu amansız yola!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.