0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
46
Okunma
Gece, bütün renklerini inkâr etmişti,
sokaklar kendi gölgesine sığınıyordu.
Bir yalnızlık geçti içimden usulca,
adını söylemeden beni tanıyordu.
Göğün alnında tek yıldız kalmamış,
rüzgâr, kırık kapılarda yas tutuyordu.
Ben seni değil, senden kalan boşluğu
iki elimle kalbimde büyütüyordum.
Zifiri dedikleri yalnız karanlık değil;
ışığı hatırlayıp ona varamamaktır.
Bir sesin eşiğinde yıllarca bekleyip
kapının hiç açılmayacağını anlamaktır.
İnsan bazen kendi gecesine gömülür,
kimse bilmez içinde kaç sabah ölür.
Gülümserken yüzünde ince bir perde,
ardında bütün bir dünya küle döner.
Ne ay doğdu o gece ne de gün ağardı,
zaman, paslı bir çivi gibi duvarda kaldı.
Senden sonra öğrendim: En koyu karanlık,
gözler kapanınca değil, umut susunca başlardı.
Şimdi her gece biraz daha eksiliyorum,
sessizliğin kıyısında adını üşüyorum.
Bir gün ışık gelirse beni aramasın;
ben zifirinin içinde seni bekliyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.