3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
"Sükunet..
İçimde öyle bir uktesin ki
uğruna attığım her bir çığlık susuyor bir kez daha.
Her şarkı gönlümün şahı
her nota bir sanrı
tıpkı ucu yanmış tüm anılarım gibi..
onlar gibi aşk
onlar kadar ebedi..
Aşk
ebediyete hayat veriyor.
Sonra kirpiklerimden düşüyor dudaklarıma
mühürlüyor dilimi.
Sükunet..
bu hayatın vatanındasın."
Hayat ne zamanki içine akınca kaderin,
kader fısıldar insana
"yavaş yaşa hızlı öl
yoksa ne yaşadığın seninledir
ne de ölümlü zaman.
Semaya benzer insan
ruhu yıldız;
her gece olduğunda etrafı aydınlatır.
Hepsi içinde bir yazgı taşır.
ve ölürken yere düşmez
her defasında yenisi doğar.
Bedeni rengidir;
bazen mavi
bazen siyah
ya da gri
veya sarı.
Beden her renktir
yürüdüğü her yolun taşı
geçirdiği her kışı
soluduğu her havası
hem kederde
hem de sürurda gizlidir."
ve ekler ki;
"Bu dağlar, taşlar bir araya gelse dahi
hakikat gökyüzünde birleşir
gözlerin rengini bakışlar boyar
sözlerin yerini yeminler alır.
Savaş kokan barutların
hissettiği eller erir sırrına."
İçtiği her vebalin boynunda gezer insan
adımları ışık ezer
ruh çiğner
ama söylemez
"vurdum da kefareti boynuma" demez,
derdinde derman doğsa ölür.
Ebediyet
ve ardında saklanan yitik anılar
ne bana ait
ne de bir hiç
sadece bir mevsimin tomurcuğu.
Mahire
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.