1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
Oysa kalemimden düşen sözlere
sözlerime üflenen şiirlere sığınmıştı hayatım
ya da şiirlerime üflenen sözlere..
Sessiz bir çığlığın içinde akan zamanın izinde olmak
ya da ıssız bir yüreğin sisinde süzülürken kaybolmak gibi
bu sözler.
Bir kelama sığdırdığım,
bu fanusun içinde anılar,
kim bilir hangi satırlarda,
yeniden doğmak istiyor..
Özlem özden ırak,
sözler gözden yana
yabancı diyarlara ekilen bir tohum
ve ruhumda adımlanan bir muamma.
Sessiz bakışlar,
ruhumda harmanlanırken bile çaresiz
renksiz
hissiz..
Ah! Düşlerimden geriye kalan sevgi tohumları
keşke ruhuma elenen kızgın közlerin içinden geçmeseydi.
O zaman anlardı belki,
yanarken sevmeyi değil
severken yanmanın acısını hissederdi sadece
uslanmaz yüreğim.
Zaman yitik bir savaş
bense tenine çizilen koyu bir leke.
Sözlerin riyakar bir misilleme
yeminlerim yolunmuş yüreğimin çekmecesinde.
Küllerinden doğan bir masalın türeyişi bu
seyyah bir sezginin hengamesinde kekeliyor.
Acı, kalemimde ulvi bir şerit
ve feryattan hisler..
Çile de bu ya, hep söylerim;
Renklerim hep haizdir benim
ben bu renklerimi hep duraklarımda gizlerim.
Adımların duraklarımı kovaladı
sözlerinle renklerim aşındı.
Ben yüreğine renk olabilmek için eşiklerinde donarken,
renklerim gidişlerinde soldu...
Mahire
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.