1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Duvardaki çivi sayar geçen her günü içimde,
Her çentik bir yokluk oyar; sessiz, derin, tek hece.
Eşikte durur adımlar; ne rücu var ne firar,
Senin olmadığın yerde, hükümsüzdür kararlar.
Yarım kalan çayın buğusu duvara kazıdı seni,
Soğuyan her yudumda bir ömür çekildi içimden geri.
Kırık porselen kenarında ince bir kader çizgisi;
Zaman neyi kırdıysa, sende tamamlandı bitişi.
Raftaki o kadim kitap artık sır ser vermiyor,
Okunmadan kalan neyse, adını hiç yitirmiyor.
Ben ki harfleri sayan kör bir mürekkep lekesiyim,
Sen, yazılmamış cümlenin en sahici hecesisin.
Boş sandalye köşede sensizliğin provasında,
Her akşam sessizce kurulur görünmez mahkeme odada.
Yokluğun bir ahşaba bu kadar yakışmamalı;
Gelmeyeceğin her gece, bana sonsuzluk taşımalı.
Pencere camında buğulanır iki ayrı iklim:
Senin tarafın asude, benim tarafım yıkım.
Cam ne kadar ince olsa da devrilmiyor bu duvar;
Aramızda duran şey camdan değil, zamandan var.
Sokak lambası titrer; ne söner ne tam yanar,
Benim bu bekleyişim: Arafta donan bir intizar.
Her titreyişte bir isim dökülür asfalta doğru;
O isim sensin; gecenin de gündüzün de tek varoluşu.
Bir ceket asılı kapı arkasında; eski, tenha...
Kim bilir hangi kışın ayazını taşır hâlâ?
Ben de öyle asıldım yokluğunun rüzgârına;
Ne düşerim ne uçarım, dururum o boşlukta.
Kader dediğin belki de kozmik bir sayım hatası,
Her doğan silinir gider — evrenin katı yasası.
Fakat senin adın bu nizamın dışında bir istisna;
Kâinat kül olsa da, o kalır son harfe, son ana.
Ölüm bir gün eşiğimden sessizce süzülüp gelse,
Avucunda bulacağı tek miras bu hece olsa;
Bütün isimler toza dönüşüp unutulsa da bir gün,
O toz da seni fısıldar; çünkü toz da benim ömrüm.
Sen benim son sözüm değilsin — sözün bittiği yersin,
Ben sustuğumda bile, konuşan tek hakikatsin.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.