10
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
134
Okunma
Bu satırlar, edebiyat yolculuğunda kalemiyle ruhuma dokunan ve yazısını büyük bir hayranlıkla okuduğum Güllerlaleler’in o asil eserinden ilhamla yazılmıştır. Kendilerinin kıymetli izinleriyle ve kalemine duyduğum sonsuz saygıyla gönül defterimden dökülen bu mısralar, bana verdikleri o güzel ilham için içten bir teşekkürdür.
Söyle ey sevgili, aşkın okulu can
mıydı; ödevi ise bir ömür boyu sabır
mıydı?
Talebeysen eğer, canından geçmeye
zaten talip olmaktı.
Aşk kağıtlara yazılmazdı, yazılsa da
okunmakla anlaşılmazdı;
O ancak gönül defterine, bir daha
silinmemek üzere kazınırdı.
Gözden ırak olanı gönülde saklamak,
her nefeste onunla uyanmaktı.
Ateşten bir gömlek giymek gibiydi belki;
ama o yangında bile yarin
kokusunu aramaktı.
Koca bir ömrü, o tek bir bakışın
hatırına feda etmekti;
Kendi varlığını unutup, onun
yokluğuyla dolmaktı.
Zamana, acıya ve hasrete
rağmen,O kapıda beklemek her yiğidin harcı
mıydı?
Ama o nöbet daimiydi; çünkü gerçek
aşk vazgeçmek bilmezdi.
Gecenin en karanlık vaktinde bile,
yarin hayaliyle aydınlanmaktı.
Hayat zehir olsa da sevdiğinin
elinden, şerbet niyetine
yudumlanmaktı.
Suskunluğunda bile yarin sesini duyup,
o sessizliğe ram olmaktı.
Kelimelerin bittiği o yerde susup,
sadece kalplerin konuşmasına
inanmaktı.
Aşk dediğin ne heceye sığardı, ne de
dillerde tarifi kalırdı;
her şairin kaleminde yarım
bıraktığı o en büyük masaldı.
Kavuşmak belki vuslattı ama asıl aşk, o hasretin sıcağında kor gibi
yanmaktı;
O yangından geriye kül kalsa da,
her zerreyle yine yarin adını haykırmaktı.
Delicesine sevmek öğretilmezdi
belki, ama yaşanarak yüreğe
üflenirdi.
Bütün suallerim sanadır ey sevgili;
Ben aşkın kitabını yazmadım, onu seninle yeniden yaşadım.
Ayla Kaya
14 07 2026
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.