0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
146
Okunma
Kanlı kanatlarında akşamın
İki kuş geçiyordu göğümüzden
Ellerimizde çoğalan bir sonsuzluk
Öğrenilmemişti hiç ayrılık
Sanki dünya tam o yerde
Kalbimizin attığı yerde duracaktı
Bir daha öyle sever mi insan
Taşlara sürtünerek büyüyen rüzgârı
Seni kederime kattım ben
Eski bir şehrin ışıkları gibi
Saçların vardı geceyi saklayan
Kimsenin dokunamadığı
Bir memlekete benziyordun
Haritası eksik bırakılmış
Yaraları açık
Umutları yağmalanmış.
Aşksın sen
Gitmeye yakın gelişlerin
Çalgısız şarkılar gülüşlerin
Dudağımda kalan acı kahve
Yaz ortasında düşen ayaz
Karanlığın en aydınlık tarafı
Ben ülkende ismi unutulmuş bir yolcu
İstasyonlarda sabahlayan
Valizine hasret dolduran
Derdindim senin dağınık
Bir gün batımı,
Ufka yetişemeyen
Renkler kadar eksik ve güzel
Pencereleri açıyorum şimdi
Biraz sen çıksın diye içimden
Her seferinde kar kokulu bir bahar olup
Dönüyorsun geri
Hangi sokağa saparsam izin
Hangi şarkıya tutunsam sesin
Hangi kadının gözlerinde kalsam
Bir gölgen gelip oturuyor yanıma
Aşksın sen
Külünden çoğalan yangın çiçeği
Kaybettikçe büyümeyi öğreten
Sarmaşıklar gibi gel biraz daha yaklaş
Dolanalım zamana
Eksilmesin ömrün sesi
Gidiyordun arkana bakmadın
Ben yorgunum uzun yolların
Bir adım daha atsaydım
Omuzuna değecekti gözlerim
Sesin avuçlarımdaydı
Ama avuçlarım yoktu
Sonra karıştın kalabalıklara
Sokaklar sustu
Işıklar söndü
Aşksın sen
Dokunuşumu sende bıraktım
Adımı sende unuttum
Ey baharın aklımı dağıtan kokusu
Ey durmadan açan yara
En derin yerimden baktın bana
En uzak kıyında kaldın
Gözlerine korkmadan baktığım
O kadını arıyorum.
26.01.1994
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.